Gidil nedir, Gidil ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Mısır unundan yapılan ve saç üzerinde pişirilen bir çeşit ekmek.
Gidil ile ilgili Cümleler
- Hilton Otel'ine nasıl gidileceğini bana söyleyebilir misiniz?
- Hava kararmadan önce gidilecek yere ulaşmak için otobüse bindim.
- Bu çok ciddi ve üzerine gidilmesi gereken bir iddia.
- Nereye gidileceğini nereden biliyorsun?
- İlk buluşmadan sonra gidilecek ne tür bir yeri seversin?
- Peki, nasıl Halk Parkına gidilir?
- Kapalıçarşı'ya nasıl gidileceğini biliyor musunuz?
- Eğer bir yeri gerçekten bilmek istiyorsan sık gidilen yere gitmek zorundasın.
- Tom'a Mary'nin evine nasıl gidildiğini anlattım.
- En yakın süpermarkete nasıl gidileceğini söyleyebilir misin?
- Gidilecek uzun bir yolumuz var.
Gidil ile ilgili Atasözü veya Deyim
gidilmeyen yer senin değildir : gidemediğiniz yerinizin, kullanamadığınız malınızın size bir yararı olmaz anlamında kullanılan bir söz.
önünde ardında gidilmez : arkadaşlığına güvenilmez anlamında kullanılan bir söz.
Gidil anlamı, tanımı
Gidi : Azarlama sözü. Ahlaksız, pezevenk
Gidilebilme : Gidilebilmek işi.
Gidilebilmek : Gidilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Gidilik : Pezeveklik.
Gidiliş : Gidilme işi.
Gidilme : Gidilmek işi.
Gidilmek : Gitme işi yapılmak.
Mısır unu : Kuru mısır tanelerinin öğütülmesiyle elde edilen un.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Ekmek : Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
Unun : Onun. Onun (III. teklik şahıs zamiri ilgi hâli).
Pişi : Mayalı hamurdan yapılan, yağda kızartılarak pişirilen bir tür yiyecek. Mayalı hamuru kızgın yağa kaşıkla döküp kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek. Mayalı hamurdan yapılan lokma. Yağda kızartılmış peynirli börek. Gözleme. Yağda kızartılmış ekmek. Unu pekmezle yoğurup, zeytinyağda kızartarak yapılan bir çeşit tatlı. [Bakınız: bişi].
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Ekme : Ekmek işi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Saç : Baş derisini kaplayan kıllar. 1.Düğünde erkek evinden kız evine gönderilen yiyecekler. 2.Düğünde güveyin babasının verdiği para, bahşiş. Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. Tüy. Kıl. [Bakınız: kuyruklu yıldız saçı]. Genellikle, kalınlığı 1 cm'den çok ve genişliği de 30 cm den az olmayan ince, uzun metal parça. Üzerinde ekmek ya da yufka pişirilen yuvarlak saç. (Erenköy, İnönü Eskişehir). Kafatasının derisi üzerinde uzayan tüylere verilen özel bir ad. Tüy. bk. kıl.
Diğer dillerde Gidersiz anlamı nedir?
İngilizce'de Gidersiz ne demek ? : free of charge

Bu kısımda Gidil nedir? Gidil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gidil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gidil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.