Attendants türkçesi Attendants nedir

  • Katılımcılar.
  • Maiyet.
  • Katılanlar.
  • Hazırun.

Attendants ile ilgili cümleler

English: Flight attendants, prepare for landing.
Turkish: Uçuş görevlileri, iniş için hazırlanın.

English: It is now dinner time, and flight attendants begin to serve dinner.
Turkish: Şimdi akşam yemeği zamanı, ve uçuş görevlileri akşam yemeğini servis etmeye başlarlar.

Attendants ingilizcede ne demek, Attendants nerede nasıl kullanılır?

Cloakroom attendants : Giysi bekleyici. Seyircilerin palto, şapka, baston, şemsiye gibi eşyalarının korunduğu yerde bunları bekleyen görevli. Vestiyer görevlisi.

Toilet attendants : Temizlik işçileri. Tiyatro yapısının temizliğinden sorumlu işçiler.

Attendant circumstances : Bir olayın veya eylemin çevresindeki unsurlar.

Attendant expences : Ek masraflar.

Bath attendant : Hamam çalışanı. Tellak. Hamamcı.

Flight attendant : Kabin hostesi. Uçuş hostesi. Uçuş görevlisi. Hostes. Uçuş memuru. Kabin memuru.

Attendance : Belirli bir izlencenin, belirli bir sinemanın, belirli bir dönemin ya da mevsimin izleyicilerini belirten sayı. Hazır bulunma. Düzenli olarak gitme. Gitme. Hizmet. Kumanda. Bakma. İlgilenme. Bulunan kişilerin sayısı. İzleyici sayısı.

Car park attendant : Otoparkçı. Otopark görevlisi.

Attendantly : Bir arada. Birlikte. Dolayısı ile. Beraberinde. Dolayısıyla.

 

Front of house attendant : Bina denetçisi. Binayı denetleyen görevli.

İngilizce Attendants Türkçe anlamı, Attendants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attendants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lifesaver : Can yeleği. Kazazedeleri boğulmaktan kurtaran. İmdada yetişen şey. Cankurtaran simidi. Cankurtaran. Can kurtaran görevli (plajlarda). Birini zor bir durumdan kurtaran kimse veya şey. Birini ölümden kurtaran kimse. Can simidi.

Subordinates : Madun. Ast. Emrindekiler.

Participants : Katılımcı. Katkıda bulunan kimse. Pay sahibi. İştirakçi.

Cupbearer : Saki. Şarap bardağını dolduran ve servis yapan kimse.

Helper : Uşak. Yardımcı. Çantacı. Usta yardımcısı. Yardımcı eleman. Hizmetçi. Muavin. Yamak. Asistan. Çırak.

Suite : Takım. Suit. (mobilya) takım. Süit (müzik terimi). Oda takımı. Suit oda. (otel vb) daire. Daire. Devamı (roman).

Train : -e nişan almak. Eğitime tabi tutmak. Antrenman yapmak. Katar. Eğitim vermek. Dizi. Eğitmek. Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Kervan. Terbiye etmek.

Arouser : Uyandıran. Tahrik eden. Azdıran. Coşturan.

Flight attendant : Uçuş hostesi. Uçuş memuru. Kabin hostesi. Kabin memuru. Uçuş görevlisi. Hostes.

Turnout : Sapak. Giyiniş tarzı. Üretim. Malzeme. Katılım (sayısı). Giyiniş. Verim. Kıyafet. Katılım oranı.

Attendants synonyms : golf caddie, bellhop, baggageman, group action, hospital attendant, coming into court, racker, litter bearer, servitor, gallant, dramatis personae, bellboy, assistant, orderly, varlet, servitors, corteges, starring, rocker, caddie, batman, entourages, attender, entourage, linkman, trains, rouser, suites, retinue, supporter, companion, famulus, squire.

 

Attendants zıt anlamlı kelimeler, Attendants kelime anlamı

Nonattendance : Katılmama. Gıyap. Devamsızlık. Gelmeme.

Absence : Kaybolma. Bulunmayış. Olmayış. İşçilerin işe gelememesi. Yitiklik. Yokluk. Bulunmayış süresi. Dalgınlık. Bulunmama. Gıyap.

Antecedent : Mukaddem. Yerine zamir gelen isim. Sabık. Evvelki. Öncül. Mazi. Önerti. Evvel. Takaddüm eden. Önceki.