Attorn türkçesi Attorn nedir
- Transfer etmek.
- Devretmek.
- Yeni sahiplerin haklarını kabul etmek.
- Kiranın devrine muvafakat etmek.
- Elden çıkarmak.
- Kiracı olmaya razı olmak.
- Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanımak.
- Mülkün yeni malikini tanımak.
- Aktarmak.
Attorn ile ilgili cümleler
English: Does Tom have an attorney?
Turkish: Tom'un bir avukatı var mı?
English: Could you find me an attorney?
Turkish: Bana bir avukat bulur musunuz?
English: Ali hired an attorney.
Turkish: Ali bir avukat tuttu.
English: I called my attorney.
Turkish: Avukatımı aradım.
English: He trusted his defense attorney.
Turkish: O savunma avukatına güvendi.
Attorn ingilizcede ne demek, Attorn nerede nasıl kullanılır?
Attorney : Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Avukat. Dava vekili. Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Avukatlık. Temsilci. Yasal kovuşturucu. Yetkili. Vekil.
Attorney at law : Avukat. Dava vekili. Başsavcı.
Attorney at low : Avukat.
Attorney general : Başsavcı (ingiliz ingilizcesi). Savcı. Müddeiumumi. Başsavcı. Adalet bakanı (amerikan ingilizcesi). Abd adalet bakanı.
Attorney generalship : Cumhuriyet savcısı. Başsavcılık. Savcılık.
General power of attorney : Umumi vekaletname. Kişi adına yapılacak tüm işlerin düzenlenmesi, kovuşturulması, yönetimi sağlanılmak üzere bir başka kişiye verilen genel yetkileri kapsayan yetki belgesi. Bir kişiye başka birinin yerine hareket etmek için kanun yetkisi veren belge. Genel temsil yetkisi. Genel yetkililik. Umumi vekalet.
By attorney : Vekaleten.
Attorneys : Avukatlar. Avukat. Dava vekili. Vekil.
Attornment : Transfer etme. Kiracının yeni maliki ve malikin haklarını tamamen tanıdığını gösterir beyanı. Yeni sahiplerin haklarını kabul etme. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanıma. Kiracı tarafından gayrimenkul malikinin haklarının tamamen kabul edilmesi. Elden çıkarma. Devretme. Aktarma.
District attorney : Bölge savcısı. Bölge başsavcısı. Savcı.
İngilizce Attorn Türkçe anlamı, Attorn eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Attorn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assign : Ayırmak. Havale etmek. Tahsis etmek. Saptamak. Görev vermek. Bağlamak. Bir işe koymak. Vermek. Ferağ etmek.
Adapt : Uyumlandırmak. Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Yabancı bir tiyatro yapıtını yerli dile çevirirken, kişileri, olayları, töreleri yöreselleştirmek. yabancı yapıtı yöresel havaya uygun biçimde yerleştirme. Adapte etmek. Uydurmak. Alışmak. Adapte olmak. Uymak. Uymakalıntı yapmak.
Assigns : Tahsis etmek. Atamak. Göreve seçmek. Devredilen. Vermek. Saptamak. Bağlamak. Belirlemek. Feragat edilen.
Part : Pay. Fasıl. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Rol. Görev. Parça. Ayrılmak. Yan. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik.
Carry over : Ertelemek. Nakletmek (hesap). Uzatmak. Ayırma. Taşımak. Geri çekme. Nakli yekun. Devam etmek. Gelmek.
Change : Değişmek. Değişikliğe gitmek. Para bütünlemek. Değiş tokuş etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas etmek. Dönüşmek. Ufak para. Değişiklik. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para.
Circuited : Etrafında dönmek. Turneye çıkmak. Dolaşmak.
Citing : Alıntı yapmak (yazıda vb). Atıfta bulunmak. Takdiri açıklamak. Celbetmek. Referans vermek. Alıntılamak. Bahsetmek. Zikretmek. Alıntı yapmak.
Transfers : Geçirmek. Havale etmek. İhale etmek. Nakletmek. Transferler. Basmak (kopya). Transfer olmak.
Cedes : Terk etmek. Terketmek. Vazgeçmek. Vermek. Teslim etmek. Göçermek. Bırakmak. Fariğ olmak. Feragat etmek.
Attorn synonyms : admit, alienate, remainder, cites, attorning, get rid of, remainders, hand on, assign to, divests, get across, acknowledge, getting rid of, cede, push off, parted, close out, cite, divest, ceding, remaindered, extract, circle, ceded, transfer, part with, abalienate, circuit, changes, endorse, dispose of, alienates, adapting.
Attorn zıt anlamlı kelimeler, Attorn kelime anlamı
Deny : İnkar etmek. Yoksun bırakmak. Danmak. Tanımamak. Nasip etmemek. Kaçınmak. Reddetmek. Esirgemek. Mahrum etmek. Yalanlamak.
Attorn ingilizce tanımı, definition of Attorn
Attorn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To turn, or transfer homage and service, from one lord to another. This is the act of feudatories, vassals, or tenants, upon the alienation of the estate.

Bu kısımda Attorn kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Attorn ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Attorn anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Attorn ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.