Autogeny türkçesi Autogeny nedir

  • Otojeni.
  • Kimi culicidae (toxorhynchites cinsi) dişilerinin kan emmeden yumurtlayabilme yeteneği.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Autogeny ingilizcede ne demek, Autogeny nerede nasıl kullanılır?

Anautogeny : Anotojeni. Culicidae ailesindeki birçok dişi sivrisineklerin kan emmeden önce yumurtlayamaması durumu.

Autogeneses : Öz oluşum (biyoloji terimi). Otojenez.

Autogenesis : Otojenez. Otogenez. Aynı organizma içinde üreme veya meydana gelme. Öz oluşum (biyoloji terimi). Öz oluşum.

Autogenetic : Kendiliğinden oluşan. Otogenelik. Dış müdahale olmadan ortaya çıkan (biyoloji terimi). Otojenik. Otogenetik. Otojen.

Autogenetic plankton : Otogenetik plankton. Sucul bir habitatın yerli planktonu.

Autogamie : Özündöllenme.

Autogiro : Otojir. Bir tür uçak. Döner kanatlı uçak.

Autogamy : Kendi kendini dölleme. Avtogami. Kendi kendine döllenme (botanik terimi). Kendini dölleme. Otogami. Aynı bireyin dişi ve erkek gametlerinin birleşmesiyle zigotun oluştuğu bir üreme şekli. otogami. Kendi tozu ile tozaklanma. Kendi kendine tozlaşma.

Autogamous : Kendi tozuyla tohumlanan (botanik terimi). Kendi tozuyla tohumlanan. Kendi tozu ile tozaklanan.

Autogenic : Otojenik. Kendiliğinden olan. Kendi kendine oluşan (biyoloji terimi). Kendinden kaynaklanan, kendi içinde gelişen.

 

İngilizce Autogeny Türkçe anlamı, Autogeny eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autogeny ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abiogenesis : Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana gelmesi; mikroorganizmaların ve yüksek organizmaların birdenbire cansızlardan meydana geldiğini ileri süren teori. spontane generasyon. Canlıların kendiliğinden cansızlardan oluştuğunu ileri süren teori, spontane jenerasyon teorisi. Cansızdan canlı oluşumu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayatın kökeni olarak canlıların cansızlardan meydana geldiğini savunan teori, spontan jenerasyon, spontan nesil. Abiyogenez.

Abdomen : Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karnın altı. Karın.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Autogeny synonyms : organic phenomenon, abamectin, autogenesis, abdominal ovariectomy, spontaneous generation, a dna, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, a crochordon, abdominal pain.