Autoimmune türkçesi Autoimmune nedir

  • Doğuştan olan bağışıklıkla ilgili.
  • Kendi bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan antikorların neden olduğu durum veya bu nitelikle belirgin.
  • Kendi dokularındaki antijenlere karşı antikor oluşmasıyla ilgili, bu nitelikle belirgin.
  • Otoimmun.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Otoimmün (kendi dokularındaki antijenlere karşı antikor oluşması).
  • Otoimmün.

Autoimmune ile ilgili cümleler

English: Tom was diagnosed with autoimmune hepatitis.
Turkish: Tom'a otoimmün hepatit tanısı konuldu.

Autoimmune ingilizcede ne demek, Autoimmune nerede nasıl kullanılır?

Autoimmune dermatosis : Otoimmüniteye bağlı olarak deride oluşan patolojik değişim. ender görülür, uygun immünolojik testler kullanarak doku veya dolaşımdaki antikorların ortaya konmasıyla tanı konur. Otoimmün dermatozis.

Autoimmune disease : Otoimmün rahatsızlık. Vücudun kendi dokularına karşı oluşan hücre aracılı bağışıklık reaksiyonu veya özgün antikor üretimi sonucu ortaya çıkan özel hastalık grubu. dermatomiyozitis, bullöz pemfigoit, glomerulonefritis, lenfositik tiroiditis, romatoit artritis, gloerulonefritis ve birçok dermatozisler kedi ve köpeklerdeki otoimmün hastalıklardır. Otoimmun hastalıklar. Otoimmün hastalık.

Autoimmune hemolytic anemia : Otoimmun hemolitik anemi. Alyuvarlara karşı vücudun ürettiği otoantikorlar nedeniyle oluşan immün aracılı hemoglobinüri, bilirubinuri, anemi ve sarılıkla belirgin, köpek ve kedilerde görülen bir hastalık. tanı, pozitif coombs testine dayandırılır, birincil hemolitik anemi, idiopatik immün hemolitik anemi. Otoimmün hemolitik anemi.

 

Autoimmune response : Otoimmün veya otobağışıklık tepkisi veya cevabı. Otoimmün cevap. Otoimmünite.

Autoimmune thyroiditis : Otoimmün tiroidit. Köpek, tavuk, sıçan ve insanda tiroksin yetmezliği belirtileriyle seyreden, otoantikorlar ve lenfositler aracılığıyla meydana gelen tiroit bezi yangısı. Otoimmün tiroit yangısı.

Autoimmunities : Vücut içinde kendiliğinden antikor oluşması. Otoimmünite. Otobağışıklık.

Autoimmunity : Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı antikor oluşturması durumu. Otoimmünite (kendi dokularındaki antijenlere karşı antikor oluşması). Bağışıklık hücrelerinin veya antikorların vücudun normal dokularındaki biyokimyasal belirteçleri tanımayarak adeta onu yabancı bir unsur olarak görmesi ve onunla reaksiyona girmesi, otoimmün cevap. konak için zararlı, bağışıklık mekanizması yönünden amacından sapmış bir reaksiyondur. otoimmün bir hastalık oluşumuna öncülük edebilecek graves hastalığı, miyastenia gravis, romatizmal ateş, glomerulonefritis vb. durumlar. Otoimmunite. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Otoimmünite. Otobağışıklık. Selftoleransın zayıflaması ya da bozulması durumunda ortaya çıkan, bağışıklık cevabının kendi antijenlerine (vücutta oluşan) karşı oluştuğu anormal bir durum. Vücut içinde kendiliğinden antikor oluşması.

 

Autoimmunize : Otoimmüniteleştirmek. Vücut içinde kendiliğinden antikor oluşmasını sağlamak. Otobağışıklık kazandırmak.

Autoimmunization : Girdiği reaksiyon sonucu bir organizmanın kendi hücre dokularıyla antikor üretmesi. Otoimmunizasyon. (amerikan ingilizcesi) otoimmünizasyon. Özbağışık bir organizmanın endüksiyonu (autoimmunisation olarak da yazılır). Öz bağışıklık. Özbağışıklık.

Autoimmunizing : Otobağışıklık kazandırmak. Otoimmüniteleştirmek. Vücut içinde kendiliğinden antikor oluşmasını sağlamak.

İngilizce Autoimmune Türkçe anlamı, Autoimmune eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autoimmune ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Autoimmune synonyms : abdominal pain, a c syndrom, a dna, abdominal distention, a crochordon, abattoir.