Autophagous türkçesi Autophagous nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Otofaj.
- Kendi kendini sindiren. yumurtadan yeni çıkan yavru kuşun etrafa koşturup kendine besin araması.
Autophagous ingilizcede ne demek, Autophagous nerede nasıl kullanılır?
Autophagocytosis : Otofaji. Otofagositoz.
Autophagosoma : Hücre sitoplazmasında yaşlanan ve bozulan organellerin bir zarla sarılmasıyla ortaya çıkan oluşum. birincil lizozomlar hetero ve otofagozomlarla birleşerek ikincil lizozomlara dönüşürler. Otofagozom.
Autophagosome : Hücrenin herhangi bir organelini sindirerek tekrar kullanmak üzere primer lizozomlarla birleşmesi sonucu oluşan yapı. Otofagozom.
Autophagic vacuole : Hücre içinde bir zarla çevrili sindirim enzimleri kapsayan lizozom. Otofajik vakuol.
Autophagy : Hücrede, dejenere organellerin lizozomlar tarafından yutulması, otofagositoz. kendi kendini yeme. Otofagi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kendi kendini sindirme. hücre içinde lizozomlar tarafından yapılan sindirme olayı. Otofaji.
İngilizce Autophagous Türkçe anlamı, Autophagous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Autophagous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Herbivorous : Otcu. Bitki yiyerek beslenen canlılar. herbivor. Otçul. Herbivor. Bitkicil. Otobur. (hayvan) otobur.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.
Autophagous synonyms : abo blood groups system, anthophilous, aardvark, a protein, abiotic factor, abiotic environment, abambulacral area, aardwolf.
Autophagous zıt anlamlı kelimeler, Autophagous kelime anlamı
Insectivorous : İnsektlerle beslenen. Böcekçil. Böcek yiyen. İnsektivöröz.
Carnivorous : Etçil. Karnivor. Canlı balık avlayanlar. Et yiyerek beslenen canlı. karnivor, et obur. Etoburlarla ilgili. Etobur. Hayvansal organizmalarla beslenen, et yiyen, etle beslenen, etobur, karnivor, sarkofaj.
Omnivorous : Hem ot hem et yiyerek beslenen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem etobur hem otobur. Her çeşit gıdayla geçinen ve her çeşit besin üzerinde yaşayabilen canlılar. Hem et hem ot yiyen. Ne bulursa okuyan. Hem otobur hem etobur. Her şey yiyen. Omnivor. Hepçil.

Bu kısımda Autophagous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Autophagous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Autophagous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Autophagous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.