Autorized capital türkçesi Autorized capital nedir

  • Bir şirketin ana sözleşmesine göre çıkarabileceği pay senetlerinin yazılı değerlerinin toplamı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kayıtlı sermaye.

Autorized capital ingilizcede ne demek, Autorized capital nerede nasıl kullanılır?

Capital : Kazanç. Kar. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Önde gelen. Kapital. Sermaye ile ilgili. Ana. Üretim olaylarına dayanak olan para. Kusursuz. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Accumulation of capital : Kapital birikimi. Bir ekonomide zaman içerisinde sermaye stokunda meydana gelen artış. krş. yatırım marksist kuramda, üretim süreci sonucunda elde edilen artık değerin bir kısmının sermayeye dönüştürülme süreci. Sermaye birikimi.

Albanian capital : Arnavutluk başkenti.

Algerian capital : Cezayir başkenti.

American capital : Amerikan sermayesi.

Assessable capital : Tümü ödenmemiş anamal. Tümü ödenmemiş, isteme ve yüklenime göre artığı ödenecek anamal.

İngilizce Autorized capital Türkçe anlamı, Autorized capital eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autorized capital ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Authorized capital : Nominal sermaye. Esas sermaye.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Nominal capital : Saymaca anamal. İtibari sermaye. Nominal sermaye. Yazılımlı anamal. Firmanın ödenmiş sermayesi ile ödenmemiş sermayesi toplamından oluşan ve miktarı firmanın esas sözleşmesinde yeralan sermaye. Ortaklığın kuruluşunda niceliği açıkça belirtilen anamal. Kuruluşta tüzük ya da yasasına göre işletmenin para yönündeki gereksemeleri göz önünde tutularak saptanan ana mal. yasa ya da tüzüğüne göre belirtilmiş en çok anamal niceliği olup ancak iyeleri ya da paydaşlarınca tamamen ödenmiş bulunmaları gibi durumlarda işletmeye gerçekten yatırılan para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Autorized capital synonyms : a pass through certificate, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, registered capital, a change in individual demand, a shift in demand, ability to pay principle, a change in supply, a shift in individual demand.