Autotrophy türkçesi Autotrophy nedir

  • Besini bağımsız olarak sağlama; inorganik maddelerden ve karbondioksitten protein ve karbohidratların sentezini yapabilme. ototrofi.
  • Kendibesleklik.
  • Özbeslenim.
  • Öz beslenme.
  • Ototrofi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Autotrophy ingilizcede ne demek, Autotrophy nerede nasıl kullanılır?

Autotroph nutrition : Ototrof beslenme. Organizmanın inorganik maddelerden kendisi için gerekli organik bileşikleri üretmesi. sentez için gerekli enerji kimyasal yolla sağlanıyorsa kemoototrof beslenme, güneş ışığından sağlanıyorsa yani fotosentez söz konusu ise fotoototrof beslenme (holofitik beslenme) olarak adlandırılmaktadır.

Autotroph : Hayatta kalabilmesi için gerekli bileşenleri bağımsız bir şekilde üreten mikroorganizma. Özbesler. İnorganik ortamlarda gelişebilen ve karbondioksiti karbon kaynağı olarak kullanabilen. Kendi-kendine beslenebilen bitki. Besinini bağımsız olarak sağlayabilen. ototrof. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özbeslenen. Kendi beslek. Özbeslek. Kendibeslek bitki.

Autotrophia : Öz beslenme. Besini bağımsız olarak sağlama; inorganik maddelerden ve karbondioksitten protein ve karbohidratların sentezini yapabilme. ototrofi.

Autotrophic : Kendi kendine beslene. Öz beslenen. Ototrof. Ototrofik. İnorganik ortamlarda gelişebilen ve karbondioksiti karbon kaynağı olarak kullanabilen. Kendibeslek. Kendi beslek. Hayatta kalabilmesi için gerekli bileşenleri bağımsız bir şekilde kendi üreten (biyoloji terimi).

 

Autotrophic lake : Karasal kaynaklı organik maddelere ek olarak kendi içerisinden de organik madde oluşturabilen göller. Ototrof göl. Ototrofik göl.

Autotruck : Motorlu kamyon.

Chemoautotrophic : Kemoototrofik.

Autotransplantation : İnsan veya hayvanlarda, aynı kişide bir yerden alınan sağlam doku parçasının zedelenme gösteren başka bir yerine veya bölgeye aktarılması. başarı oranı en yüksek olan transplantasyon çeşididir. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organizmanın doku ya da organının aynı organizmanın başka bir yerine konması. Ototransplantasyon.

Autotransformer : Özdönüştüreç. Oto transformatör. Birincili ve ikincili aynı sargıya bağlanmış bir dönüştüreç türü. Ototransformatör. Özdönüştürücü.

Autotransplant : Aynı hastadan ve aynı hastaya kendisinden yapılan doku nakli (tıp veya medikal terimi). Aynı bireyin bir yerinden alınıp farklı bir bölgesine aşılanan parça. Ototransplant.

İngilizce Autotrophy Türkçe anlamı, Autotrophy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autotrophy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

 

Plant : Ağaçlandırmak. Adam koymak. Vurmak. Yüklemek. Saklamak. Bitkilendirmek. Yapımevi. Dikmek. Yutturmak. Dikmek (bitki).

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Autotrophy synonyms : autophytic plant, autophyte, autotrophic organism, plant life, autotrophia, flora, retrogression, a site, abiotic environment, aardvarks, abramis zone, abiotic factor, degeneration, abductor muscle, abacus bodies, abo blood groups system.

Autotrophy zıt anlamlı kelimeler, Autotrophy kelime anlamı

Heterotrophic : Heterotrof. Dışbeslek. Dış beslekli. Yan beslekli. Heterotrofik. Enerjisini dışardan üretilmiş organik bileşimlerden alan (biyoloji terimi).