Avoids türkçesi Avoids nedir

Avoids ile ilgili cümleler

English: She avoids me.
Turkish: O benden sakınır.

English: Ali loses his temper so easily that everybody avoids him.
Turkish: Ali soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.

English: He loses his temper so easily that everybody avoids him.
Turkish: O, o kadar kolay sinirlenir ki herkes ondan kaçınır.

English: Ali loves a good laugh and avoids people who haven't got a sense of humour.
Turkish: Ali iyi bir kahkahayı sever ve mizah duygusu olmayan insanlardan kaçınır.

English: Jack always finds fault with others. That's why everybody avoids him.
Turkish: Jack her zaman diğerlerinin hatalarını bulur. Herkesin ondan kaçınmasının nedeni budur.

Avoids ingilizcede ne demek, Avoids nerede nasıl kullanılır?

Avoid doing something : Yapmaktan kaçınmak.

Avoid somebody : Uzak durmak.

Avoid : Savmak. Kaçmak. Yanaşmamak. Atlatmak. Korunmak. Geçiştirmek. Önlemek. Sakınmak. Kaçınmak. Savuşturmak.

Avoidable : Sakınılır. Feshedilebilir. Önlenebilir. Kaçınılır. Kaçınılabilir. Feshi mümkün. İptal edilebilir.

Avoidable cost : Önlenebilir maliyet. Kaçınılabilir maliyet. Kaçinılabilir maliyet. Seçeneklerden birinin diğerine tercih edilmesi durumunda kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilen maliyet. etkin bir yönetimsel kararla, örneğin sigorta gibi zorunlu olmayan bir etkinlikten vazgeçilmesiyle, ortadan kaldırılan söz konusu etkinliğe ilişkin maliyet.

 

Avoiders : Kaçan. Sakınan. Kaçınan. Engelleyen. Savuşturan. Durduran.

Avoidance avoidance conflict : Kaçınma-kaçınma çatışması.

Avoidances : İlga. İptal. Fesih. Kurtulma. Sakınma. Uzak durma. Kaçınma. İmtina.

Avoider : Sakınan. Durduran. Kaçınan. Kaçan. Savuşturan. Engelleyen.

Avoided : Önlemek. İptal etmek. Sakınmak. Kaçınmak. Uzak durmak. Korunmak. Savuşturmak.

İngilizce Avoids Türkçe anlamı, Avoids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Avoids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circumambulate : Çevresini yürümek. Bin dereden su getirmek. Etrafını dolaşmak.

Deflect : Çevrilmek. Yönü değişmek. Caymak. Çıvdırmak. Sapmak. Sekmek. Saptırmak. Döndürmek. Çevirmek. Dönmek.

Be cautious : Tedbirli olmak. Dikkatli ol. Dikkat etmek.

Averted : Defetmek. Çevirmek. Gidermek. Yön değiştirmek. Menetmek. Engellemek. Meydan vermemek. Bertaraf etmek. Olmasını önlemek.

Balking : Ayak diremek. Duraksamak. İnat etmek. Engellemek. Katılmama. İnatla yürümemek. Engel olmak.

Elude : Paçasını kurtarmak. Çağrıştırmamak. Atlatmak (takip edenleri veya bir tehlikeyi). Atlatmak. -den sıyrılmak. Tehlikeyi atlatmak. Yakasını kurtarmak. Aklına gelmemek. Yakayı sıyırmak.

Begs : İtiraf etmek. İstirhamda bulunmak. Rica etmek. Dilenmek. Arka ayakları üzerinde durmak. İstemek. Mendil açmak. Sadaka istemek. Dilemek.

 

Get off : İnmek (otobüs veya tren veya uçaktan). Yırtmak. Arabadan inmek. Paçayı kurtarmak. Çıkarmak. Yollamak. Ayrılmak. Çıkmak. -den inmek. İnmek.

Baulked : Durdurmak. Ayak diremek. Engellemek. İnat etmek. Duraksamak. İnatla yürümemek.

Be wary : Kontrollü olmak.

Avoids synonyms : forefend, put off, stay off, bypass, funks, abstained, abolish, be wary of doing something, evaded, hedge, annuller, beware of, guard, sheltering, abort, baffles, obviate, baulking, be preserved, keep off, shelters, shun, abstentious, bank, go around, annihilate, debar, be careful not to, head off, dissociate oneself from, abrogates, shelter, stave off.

Avoids zıt anlamlı kelimeler, Avoids kelime anlamı

Confront : Karşısına çıkmak. Yüzleştirmek. Karşılaştırmak. Karşı durmak. Üstüne gitmek. Yüz yüze getirmek. Karşı koymak. Zıt düşmek. Kötülemek. Yüz yüze gelmek.

Valid : Sağlam. Geçer. Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test). Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Makul. Cari. Geçerli. Yasal. Sağlam temele oturtulmuş. Yürürlükte.