Axoneme türkçesi Axoneme nedir

  • Aksonem.
  • Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı.
  • Aksonema.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.
  • Giardia ve trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.

Axoneme ingilizcede ne demek, Axoneme nerede nasıl kullanılır?

Axone : Hücreden uyarılar gönderen sinir hücresi parçası (anatomi terimi). Sinir lifi. En uzun sinir hücresi uzantısı. Silindir eksen. Akson. Silindraks.

Axones : Silindraks. Silindir eksen. Akson. Hücreden uyarılar gönderen sinir hücresi parçası (anatomi terimi). En uzun sinir hücresi uzantısı. Sinir lifi.

Axon collateral : Akson üzerinden çıkan dallar. Akson dalları. Çok uzun olan akson üzerinden çıkan dallar.

Axon ending : Akson ucu. Nöronla nörönun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş, motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları. Motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları; nöron ile nöronun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş yapılar.

Axon hillock : Sinir hücresi gövdesinden aksonun çıktığı, nissl cisimciklerinin bulunmadığı, koni şeklindeki yükseklik. Akson tepesi. Sinir hücresi gövdesinden aksonun çıktığı, nissl cisimciklerinin bulunmadığı, koni biçimindeki yükselti.

 

Axonal plasma : Aksoplazma. Sinir hücre gövdesini dolduran nöroplazmanın akson içerisindeki bölümü.

Axonic : Aksonik. Aksonla ilgili.

Axonometric : Aksonometrik. Üçboyutlu ancak perspektifsiz resim. Eksen ölçümsel.

Axonal conduction : Aksonal iletim. Sinir ucu boyunca yayılan iletimin aksonlar aracılığıyla bir sinirden diğerine aktarılması.

Axon : Sinir hücresi uzantısı. Sinir uyarılarının iletilmesi. Hücreden uyarılar gönderen sinir hücresi parçası (anatomi terimi). Sinir hücresi gövdesinden çıkan, uyarıları uzaklara ileten, uzun iplik biçiminde tek uzantı, sinir hücresi uzantısı. Silindraks. Akson. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sinir uyartılarını ve sinir merkezinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı. Sinir merkezlerinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan, sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı.

İngilizce Axoneme Türkçe anlamı, Axoneme eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Axoneme ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axon : Sinir hücresi uzantısı. Akson. Sinir merkezlerinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan, sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı. Sinir hücresi gövdesinden çıkan, uyarıları uzaklara ileten, uzun iplik biçiminde tek uzantı, sinir hücresi uzantısı. Silindraks. Sinir uyartılarını ve sinir merkezinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı. Hücreden uyarılar gönderen sinir hücresi parçası (anatomi terimi). Sinir uyarılarının iletilmesi.

 

Allophone : Sesbirimsel değişke. Alofan. Sesteş. Çevresel üye. Alofon. Fonemin fonetik değişkesi (fonetik). Sesbirim üyesi. Sesbirimsel değişken. Allofan. Sesbirimcik.

Phone : Telefon açmak. Alısünlemek. Selenli sesbirimbirim. Telefonla aramak. Çınka. Zeng etmek. Çınka etmek. Telefon etmek. Çınkalamak. Hoparlör.

Nerve fibre : Sinir lifi. Sinir kordonu.

Neuron : Nöron. Sinir hücresi. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesiyle bu gövdeden uzanan stoplazmik uzantılardan ve aksondan meydana gelen elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş, sinir sisteminin temel hücreleri, nöron. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplazmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. nöron.

Nerve cell : Nöron. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplazmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. nöron. Neron. Sinir sisteminin bir parçası olan hücre. Sinir hücresi.

Sound : Bozulmamış. Bilgisayar, fizik, gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Etki bırakmak. Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Kuvvetli. Sağlıklı. Söylemek. İyi. Derine dalmak (balina).

Nerve ending : Periferal sinir sisteminin duygu veya motor sinirlerinin periferal bir organda sonlanan dallanmış ucu. Sinir ucu.

Nerve fiber : Demetler halinde birleşerek sinirleri oluşturan akson ile etrafındaki schwann hücresinden oluşan ve periferal sistemde yer alan yapılar. Sinir teli. Aksonla miyelin kılıfından meydana gelen yapı. bir grup sinir lifi bir sinir oluşturur. Sinir lifi.

Axoneme synonyms : nerve end, speech sound.