Aksonema nedir, Aksonema ne demek
Aksonema; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı.
Teknik terim anlamı:
Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.
Aksonema anlamı, tanımı
Aksonem : Giardia ve Trypanosoma gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı
Akson : Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı.
Mikrotüpçük : Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. Kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. Akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein.
Ökaryotlar : Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden ya da hücrelerden oluşan, DNA ile histonların bir araya gelerek kromozomlan oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplâst, Golgi kompleksi, endoplâzmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre iskeletine sahip canlılara verilen genel ad. Protozoonlar, mantarlar, hayvanlar ve bitkiler gibi bir zarla çevrili çekirdeğe sahip, bir hücreden veya hücrelerden oluşan DNAyla histonların bir araya gelerek kromozomları oluşturduğu, hücresel faaliyetlerinin birçoğu mitokondri, kloroplast, golgi kompleksi, endoplazmik retikulum gibi zarla çevrili organeller tarafından yürütülen, protein iplikleri ve tüpçüklerinden oluşan yaygın bir hücre yapısına sahip canlılara verilen genel ad.
Ökaryot : Zarla çevrili gerçek çekirdeği bulunan. Bitki, hayvan, mantar ve protozoon gibi çekirdeği etrafında zar bulunan, kromozomlar ve hücre içi organellerden meydana gelmiş bir hücreli veya çok hücreli bir organizma.
Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
Uzanma : Uzanmak işi.
Kamçı : Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan vurma, dövme aracı. Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat. Spermatozoitlerde ve bazı tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan ipliksi organ.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
Uzan : Uzun.
Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Düze : Doz.
Sil : Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama. Sel. Salya. [Bakınız: kirpik]. Kirpik.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Aksonema anlamı nedir?
İngilizce'de Aksonema ne demek ? : axoneme

Bu kısımda Aksonema nedir? Aksonema ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aksonema tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aksonema hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.