Akson nedir, Akson ne demek

Akson; bir anatomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Sinir uyarmalarını sinir hücresinin gövdesinden diğer sinir hücrelerine taşıyan uzantı

Yerel Türkçe anlamı:

Değirmen çarkını döndüren mil.

Biyoloji'deki anlamı:

Sinir uyartılarını ve sinir merkezinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: silindir-eksen]

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Sinir merkezlerinden verilen uyartıları sinir hücresinden ileriye taşımaya yarayan, sinir hücresinin en uzun ve belirgin uzantısı.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sinir hücresi gövdesinden çıkan, uyarıları uzaklara ileten, uzun iplik biçiminde tek uzantı, sinir hücresi uzantısı.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. axon = akson): Sinir gözesinin uzantılarından en belirli ve uzun olanıdır. Sinir uyarmalarını sinir gözesinden ileriye iletmeye yarar.

İngilizce'de Akson ne demek? Akson ingilizcesi nedir?:

axon

Akson hakkında bilgiler

Akson (Yunanca, axis), bir sinir lifi olarak ta bilinir, bir sinir hücresinin (nöronun) ince, uzun bir çıkıntısıdır. Sinir hücresinin gövdesindeki elektriksel uyarıları uzağa iletir. Aksonun işlevi bilgiyi farklı sinir hücrelerine, kaslara, bezelere iletmektir. Dokunmak ve sıcaklık algılama işlemlerini gerçekleştiren Pseudounipolar nöronlar gibi bazı duyu nöronlarında, elektriksel uyarılar, aksonun çeperinden hücrenin gövdesine doğru, oradan da aynı aksonun başka dalları vasıtasıyla omuriliğe gönderilir. Akson uyumsuzluğu, kalıtsal ve edinsel nörolojik hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıklar hem merkezi hem de çevresel sinir sistemlerindeki nöronları etkileyebilir.

 

Akson, nöronun hücre gövdesinden çıkan iki protoplazma çıkıntısından uzun biridir ve diğerinden daha uzundur. Diğer çıkıntı dendrittir ve aksondan daha kısadır. Aksonlar, şekilleri (dendritler daha çok koniksel yapıya sahipken, aksonlar genellikle sabit bir yarıçapa sahiptir), uzunluk (dendritler hücre gövdesinin küçük bir bölümünde sıkışmışken, aksonlar daha uzun olabilir) ve işlev (dendritler genellikle sinyalleri alırken, aksonlar onları iletir) gibi bazı özelliğinden dolayı dendritlerden daha seçkindirler. Tüm bu özellikleren bazı istisnaları da vardır.

Bazı tür nöronlarda akson yoktur ve dendritlerindeki sinyalleri kendileri iletir. Bir aksondan daha fazla nöron olmazsa bile, böcekler gibi bazı omurgasızlarda akson bazen birbirlerinden bağımsız işleyen birkaç bölgeden oluşur. Çoğu aksonlar dallanır, bazı durumlarda da aşırı dallanır.

Aksonlar, (çoğunlukla diğer nöronlar, bazen de kas ve bezeler gibi) diğer hücrelerle bağlantı sağlar. Bu bağlantı noktalarına sinaps denir. Bir sinapsta akson zarı, hedef hücre zarını ile yan yanadır. Özel moleküler yapıları elektriksel ve elektrokimyasal sinyalleri boşluğun karşısına iletmeyi sağlar.

 

Akson anlamı, tanımı:

Hücre : Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Gövde : Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Bir şeyin asıl bölümü. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Aksona : Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.

Uyarma : Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi. Uyarmak işi, ihtar, tembih.

Uzantı : Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası. Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm.

İnce : Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Kambur. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.

Elektrik : Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.

Uyarı : Organizmada uyarım yaratan güç. Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih.

İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj.

Akson dalları : Çok uzun olan akson üzerinden çıkan dallar. Akson üzerinden çıkan dallar.

Akson taşıması : Sinir hücresinin hücre gövdesiyle akson ucu arasında küçük sitoplazma kesecikleri içindeki maddenin, iki yönlü de olabilen aktif taşınması.

Akson tepesi : Sinir hücresi gövdesinden aksonun çıktığı, Nissl cisimciklerinin bulunmadığı, koni şeklindeki yükseklik. Sinir hücresi gövdesinden aksonun çıktığı, Nissl cisimciklerinin bulunmadığı, koni biçimindeki yükselti. Aksonun uç kısmıyla miyelin kılıfın başlangıcı arasında, Nissl cisimcikleri ve Golgi kompleksi gibi organellerin yer almadığı koni biçimindeki bölge.

Akson ucu : Motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları; nöron ile nöronun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş yapılar. Nöronla nörönun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş, motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları.

Aksonal : Sinir hücresinin uzantısıyla ilgili olan. Vücut ekseniyle ilgili olan.

Aksonal distrofı : Aksonlarda beslenme bozukluğu sonucu ortaya çıkan, genellikle kalıtsal özellikteki, özel hastalık grubu.

Aksonal iletim : Sinir ucu boyunca yayılan iletimin aksonlar aracılığıyla bir sinirden diğerine aktarılması.

Aksonapati : Aksonda oluşan herhangi bir patolojik değişim.

Aksonem : gibi kimi protozoonlarda kamçı ve silyumun sitoplazma içerisinde uzanan mikrotubuler kısmı.

Aksonema : (Yun. axon: eksen; nema: iplik) Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.

Diğer dillerde Akson anlamı nedir?

İngilizce'de Akson ne demek? : axon