Sil nedir, Sil ne demek
Sil; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Odun, ağaç yarmakta kullanılan demir, ağaç kama.
Sel.
Salya.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: kirpik].
Teknik terim anlamı:
Kirpik.
Sil hakkında bilgiler
Sil, kirpik ya da cilia cellularia, hücrenin serbest yüzeyinde meydana gelen farklılaşmalardan ve tek hücrelilerde görülen hareket organellerindendir.
Sil anlamı, kısaca tanımı
Sil damgası : Yanlış ya da istenmeyen bir damgayı geçersiz kılmak için kullanılan güdüm damgası
Sür sil yöntemi : Asit emdirilmiş bir bez ya da süngeri, metal yüzeye sürerek ve sonra da su ile yüzeyi yıkayıp silme yoluyla uygulanan bir asitli temizleme yöntemi.
Sil baştan : Önceden yapılanlar göz önüne alınmadan, yeniden.
Tek hücreli : Bir hücreli.
Farklılaşma : Farklılaşmak işi, ayrımlaşma. Ayrımlaşma.
Hücreli : Hücresi olan.
Organel : Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı. Ökaryot hücrelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplâst ve benzerleri gibi yapıların her biri. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. Organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır. Göze organı; protoplâzmanın özel bir görev yapmak üzere farklılaşmış bir bölgesi; koful, Golgi aygıtı mitokondriyum v. b.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).
Kirpik : Göz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri. ve hay. b. Tüy gibi, küçük ve ince uzantı veya uzantılar. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. Düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. Çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. Sil. Göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Bazı tek hücreli hayvansal organizmaların üzerindeki titrek tüy benzeri organel. Bazı epitel hücreler üzerindeki tüy biçiminde ince uzantılar, sil, silyum. (karşılık: sil). göz kirpiği. Titreme ve kırbaçlama hareketi yapabilen ve birçok gözelerin üzerinde rastlanan tüy biçimindeki yapılar. Birgözelilerde ve küçük çokgözeli hayvanlarda yer değiştirme ile görevlidir.
Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.
Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.
Serbes : Serbest. Serbest, rahat.
Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.
Yarmak : Uzunlamasına bölüp ayırmak. Yarık açmak. Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak. Ortasından, içinden geçmek. Kesip açmak. Derin yara açmak.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).
Kirpi : Kirpigillerden, uzunluğu 25-30 santimetre olan, sırtı dikenlerle kaplı memeli hayvan (Erinaceus europaeus).
Diğer dillerde Sikrapi hastalığı anlamı nedir?
İngilizce'de Sikrapi hastalığı ne demek ? : scrapie

Bu kısımda Sil nedir? Sil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.