Ayrımsamak nedir, Ayrımsamak ne demek
"Ayrımsamak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu kadar yalın bir çizgide, eski konak hayatımızın bütün bir düzenini ayrımsarız." - S. İleri
Ayrımsamak anlamı, tanımı:
Ayrım : Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Ayırma işi, tefrik. Alt bölüm. Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark. Ayrılma noktası.
Anlamak : Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Sorup öğrenmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Doğru ve yerinde bulmak. Yarar sağlamak. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak.
Görmek : Sahne olmak, geçirmek. Ziyaret etmek. Bir şeye erişmek. Gezmek. Almak. Çok değer vermek. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Yapmak, etmek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Anlamak, kavramak, sezmek. Yanına gidip konuşmak. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Vermek. Bir işleme uğramak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. Karşılaşmak, rastlaşmak.
Diğer dillerde Ayrımsamak anlamı nedir?
İngilizce'de Ayrımsamak ne demek? : to distinguish, to perceive, to realize


Bu kısımda Ayrımsamak nedir? Ayrımsamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ayrımsamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ayrımsamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.