Ayıhmah nedir, Ayıhmah ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ayılmak, uyanmak, aklını başına almak, intikal etmek.

Ayıkmak, uyanmak, farkında olmak, Uykudan uyanmak.

Ayıhmah anlamı, kısaca tanımı

Ayıh : Ayılmış, uyanık, aklı başında

Uykudan uyanmak : Dalgınlığı geçmek, gözü açılmak, gerçeği anlamaya başlamak.

Ayılmak : Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.

Ayıkmak : Ayılmak, kendine gelmek, uyanmak, aklı başına gelmek.

İntikal : Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

Uyanmak : Uyku durumundan çıkmak. Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek. Cinsel yönden hazır duruma gelmek. Bilgisizlikten kurtulmak. Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak. Belirmek, ortaya çıkmak, depreşmek.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Ayıkma : Ayıkmak işi.

Ayılma : Ayılmak işi.

Uyanma : Uyanmak durumu, intibah. Uyku durumundan çıkma.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Almak : Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

 

Ayıl : Toka, zincir tokası.

Uyan : Atın gem, dizgin gibi takımları. At yuları. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana). Dizgin, gem, yular.

Etme : Etmek işi.

Olma : Olmak işi.

Ayık : Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.

Alma : Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

Diğer dillerde Ayı piyasası anlamı nedir?

İngilizce'de Ayı piyasası ne demek ? : bear market