Böngüldek nedir, Böngüldek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bataklık.

[Bakınız: bıngıldak].

[Bakınız: büngüldek].

Kaynak, pınar.

Böngüldek anlamı, tanımı

Böngü : Bön, şaşkın

Büngüldek : Bataklık. Kaynak, pınar. Suyu bol akan pınar. Gür kaynak. Muş şehri, Erentepe bucağına bağlı bir yer.

Bıngıldak : Kafatasının kemikleşmeden önce kemiklerin birleşme yerlerinde bulunan kıkırdak bölümü.

Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

Bataklı : Bataklığı olan (yer).

Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.

Büngül : Suyun topraktan kaynayarak çıkması. [Bakınız: büngüldek]. Köşe, bucak. Kışlık kumanya. Tutam (ot hak.). Kaynak, pınar.

Bıngıl : Etli, yağlı, şişman, tıkız, dolgun.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

 

Bıngı : Açılmamış çıban ağrısını dindirmek için yapılan ilâç.

Batak : Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

Pınar : Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak. Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba. Çeşme.

Pına : Örnek. Tavuk, horoz ve benzerleri hayvanların kaçmaması için ayaklarına bağlanan sicim, bez ve benzerleri şeyler. Büyük parça, dilim : İki pına kabak yedim. Tarladan ayrılmış parça. Ayakkabının altına konulan pençe. Üstünde ekmek pişirilen küçük sac. Eski, parça parça.

Bata : Arapça kökenli battâl: Büyük, işe yaramaz (Erzincan Merkez). Bu yıl: Bâta yağış fazla oldu. Bu kere, bu kez: Bâta unumuz iyi üvündü.

Diğer dillerde Bölütleyici yapılaştırma anlamı nedir?

İngilizce'de Bölütleyici yapılaştırma ne demek ? : classificatory structuring