Balance brought forward türkçesi Balance brought forward nedir

  • Devreden toplam.
  • Nakli yekun.

Balance brought forward ingilizcede ne demek, Balance brought forward nerede nasıl kullanılır?

Balance : Kalan. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Dengeyi sağlamak. Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır. Balans. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Denk gelmek. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. Tartaç.

 

Brought : Verilen. Neden olmak. Getirilmiş. Kazandırmak. Razı etmek. Getirtilen. Celp olunan. Vermek (ceza). Getirmek. İkna etmek.

Forward : İleriye yönelik. Cüretkar. İleri. İleri aktarmak. İleriye doğru. Öndeki. Yeni adrese göndermek. Yeni adrese yollamak. Öne. Gelişmiş.

Brought forward : Bir sayfadan diğerine transfer edilmiş. Nakliyekun. Nakli yekun. Devir. Yükseltilmiş. Hesap toplamını nakletmek. Sunulmuş (bir konu). Öne getirilmiş veya öne yaklaştırılmış. Nakli yekün. Bir sayfadan diğerine aktarılmış (muhasebe).

Amount brought forward : Devreden toplam.

Total brought forward : Bir yaprak ya da bir bölümün sonunda toplanan değerlerin gelen yaprak ya da bölümün baş tarafına aktarılması. Toplam geçimi.

İngilizce Balance brought forward Türkçe anlamı, Balance brought forward eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balance brought forward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amount carried forward : Toplam aktarma. Taşınan tutar. Toplam aktarım. Nakliyekün.

Carryovers : Devren gelen mal veya eşya. Sarkıntı. Repor işlemi. Aktarma. Makineye su yürümesi. Taşıma. Hasılat bakiyesi. Nakil. Müdevver zarar.

Carryover : Devren gelen mal veya eşya. Sarkıntı. Nakli yek-n. Ertelenmiş iş. Hasılat bakiyesi. Taşıma. Müdevver zarar. Nakil. Repor işlemi. Aktarma.

Carry over : Geri çekme. Aktarmak. Devam etmek. Ertelemek. Taşımak. Gelmek. Tehir etmek. Taşınma. Ayırma.

Brought forward : Yükseltilmiş. Nakli yekün. Devir. Öne getirilmiş veya öne yaklaştırılmış. Bir sayfadan diğerine transfer edilmiş. Hesap toplamını nakletmek. Nakliyekun. Bir sayfadan diğerine aktarılmış (muhasebe). Sunulmuş (bir konu).

 

Holdover : Süresi uzatılmış şey. Sözleşme süresi uzatılmış kimse. Bir önceki dönemden kalma. Nakli yekun (muhasebe). -den kalma. Erteleme. Nakli yek-n.

Carrying over : Nakletmek (hesap). Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Röpor. Ertelemek. Toplam aktarma. Gelmek. Uzatma. Nakliyekün.

Holdovers : Süresi uzatılmış şey. Sözleşme süresi uzatılmış kimse. Bir önceki dönemden kalma. -den kalma. Erteleme. Nakli yekun (muhasebe).

Carry forward : İlerletmek. Devam etmek. Nakli yekun yapmak. Nakli yek-n yapmak. Nakletmek (hesap). Taşıma. Toplam aktarmak. Nakletmek. Devreden.

Balance brought forward synonyms : amount brought forward.