Carry forward türkçesi Carry forward nedir
- Taşıma.
- Yekun aktarma.
- Devreden.
- Nakli yek-n yapmak.
- Toplam aktarmak.
- Nakletmek.
- İlerletmek.
- Devam etmek.
- Nakli yekun yapmak.
- Nakletmek (hesap).
- Nakli yekun.
- Yeni sayfaya nakletmek.
Carry forward ingilizcede ne demek, Carry forward nerede nasıl kullanılır?
Carry : (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Getirmek. Desteğini kazanmak. Büyülemek. Yardım etmek. İletmek. Taşımak. Erişmek. Yayımlamak.
Forward : İleriye yönelik. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Öndeki. Yönlendirme yapmak. Göndermek. Sunmak. Cüretkar. Yönlendirmek. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. Şımarık.
Carry forward to credit : Alacağa kaydetmek.
Carry forward to debt : Borca kaydetmek.
Carry a message : Haber taşımak.
Carry a motion : Bir teklifi onaylatmak.
İngilizce Carry forward Türkçe anlamı, Carry forward eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carry forward ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conveying : Devir işlemi. İlbağ. Nakleden. Nakil. Nakletme. Tebliğ. Taşıyan. Bir kişiden başka bir kişiye mülkiyet hakları devretme.
Carrying : Taşımacılık. Nakletme. Nakliyat. Nakliye. Taşıyan.
Holdover : Bir önceki dönemden kalma. Erteleme. Nakli yekun (muhasebe). Süresi uzatılmış şey. Nakli yek-n. Sözleşme süresi uzatılmış kimse. -den kalma.
Carries : Çakmak. Taşımak. Menzili olmak. Satışa sunmak. Bulundurmak. Sevketmek. Taşıyıcılık yapmak. Götürmek. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek.
Conveyance : Götürme. Sevk. Araç. Tebliğ. Bilgi. Terk. İhbar. Devretme. Nakil. Taşıt.
Attend : Dikkatini vermek. Kulak vermek. Bakmak. İlgilenmek. Bulunmak. Eşlik etmek. Beklemek. İştirak etmek. Hizmet etmek. Beraberinde getirmek.
Conveys : Aksettirmek. İletmek. Götürmek. Bildirmek. Getirmek. (bilgi) aktarmak. Yollamak. Taşımak. Yaymak. Devretmek.
Alienors : Mülk devreden kimse (hukuk terimi). Temlik eden şahıs. Mülk devreden. Devreden kimse.
Better : Daha iyi bir hale getirmek. Düzeltmek. İyileşmek. Daha iyi bir hale gelmek. Islah etmek. Yakşırak. Islah olmak. İyisimi. İyileştirmek.
Granters : Veren kimse. Veren. Fariğ. Miras bırakan kimse. Bağış yapan. Bağış yapan kimse. Temlik eden.
Carry forward synonyms : carriages, holdovers, transferer, cultivate, assignor, communicates, alieners, commentate, bearing, draw, circulating, drawler, assignors, balance brought forward, freighted, edge, drive on, continues, furthers, assigning, carry on with, convey, attends, carryovers, transferor, alienator, advance, transferrer, carried on his back, carry, carry on, communicate, commentating.

Bu kısımda Carry forward kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carry forward ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carry forward anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carry forward ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.