Ballast türkçesi Ballast nedir

  • Kırma taş.
  • Balas.
  • Denge sağlamak.
  • Ağırlık.
  • İstikrar sağlamak.
  • İri kırmataş.
  • Balast.
  • Safra.
  • Kırmataş.
  • Safra koymak.
  • Çakıl döşemek.
  • İstikrar.

Ballast ingilizcede ne demek, Ballast nerede nasıl kullanılır?

Ballast engine : Tarak makinesi.

Ballast resistor : Yük direnci. Balast direnci. Dirençli kablo. Sekonder sargı.

All in ballast : Tüvenan balast.

Railroad ballast : Demiryolu balastı. Demiryolu kırmataşı. Kırmataş.

Ballastage : Safra hakkı. Safra resmi.

Ballasting : Safra alma. Çakıl döşemek. Denge sağlamak. Safra koymak. İstikrar sağlamak. Balast serme.

Ballasted : Denge sağlamak. İstikrar sağlamak. Safra koymak. Çakıl döşemek.

Ballad of chivalry : Konularını kız kaçırma, öç alma, çekememezlik gibi olaylardan alan balad türü. bk. büyülü balad, yiğitlik oyunu. Yiğitlik baladı.

Ballad singer : Balad şarkıcısı.

Ballad of situation : Bir durumla ilgili olayları konu alan balad türü. Durum baladı.

İngilizce Ballast Türkçe anlamı, Ballast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ballast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dower : Drahoma vermek. Başlık. Çeyiz. Yetenek vermek. İstidat. Çeyiz vermek. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek. Drahoma.

Crushed stone : Mıcır.

 

Stabilization : Tespit etme. Stabilizasyon. Saptama. Sabit kılma. Dengeleme. Dengede tutma. Durultum. İstikrarı sağlama. Değişmezlik durumuna getirme.

Dullness : İdraksizlik. Can sıkıntısı. Mutlak matite. Asamiyet. Sersemlik. Ahmaklık. Durgunluk. Matlık. Donukluk.

Permanencies : Sebat. Süreklilik. Devam. Sürekli şey. Devamlılık. Daimilik. Kalıcılık.

Galls : Kızmak. Sinirlendirmek. Sürtünerek yaralanmak. Sürterek yara yapmak. Ovalamak. Öd. Gücendirmek. Kızdırmak. Sürtmek. Yara olmak.

Equilibrate : Balansını sağlamak. Ekilibre etmek. Dengelemek. Muvazene. Dengeye getirmek. Denkleştirmek. Eşitleştirmek. Denk kılmak. Dengeyi sağlamak.

Lasting : Sağlam ayakkabılık kumaş. Sürekli. Tahammül gücü. Sürme. Sağlam. Sürme (süre vb). Kalıcı. Dayanma. Tükenmeyen. Beka.

Ballast synonyms : crushed rock, lastage, angular aggregate, stabilisation, stability, wights, firmness, gravel, dead weight, arduousness, drowsiness, redress the balance, gravels, broken stones, bit, ballasted, bilis, permanence, constancy, fixedness, railroad ballast, bile juice, cholers, biles, graveled, broken stone, equilibrates, burdensomeness, wight, stableness, choler, macadams, biliary.

Ballast ingilizce tanımı, definition of Ballast

Ballast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To steady, as a vessel, by putting heavy substances in the hold. Any heavy substance, as stone, iron, etc., put into the hold to sink a vessel in the water to such a depth as to prevent capsizing.