İstikrar nedir, İstikrar ne demek

İstikrar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"İstikrar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Devletini, sağlam bir iman ve istikrar müessesesi olarak teşkilatlandırmıştır." - S. Ayverdi

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kararlılık]

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: iktisadi istikrar]

İstikrar anlamı, tanımı:

İstikrar bulmak : Yerleşmek. karar kılmak.

İstikra : Tümevarım.

İstikrarlı : Dengeli.

İstikrarlılık : İstikrarlı olma durumu.

İstikrarsız : Dengesiz.

Aynı : Benzer. Aralarında ayrım olmayan. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o.

Karar : Değişmez olma. Bu yargıyı bildiren belge. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Tam ölçüsünde, ne az ne çok. Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

 

Sürme : Sürülerek kullanılan. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Masa ve dolapta küçük çekmece. Sürmek işi.

Kararlılık : Boyanın zamanla özelliklerini değiştirmeme durumu. Kararlı olma durumu, istikrar.

Stabilizasyon : İstikrar.

Yerleşme : Yerleşim alanı veya merkezi. Yerleşmek işi.

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Dolap, hile. Yerleştirme, tertip. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort.

 

İstikrar ile ilgili Cümleler

  • Tom'un istikrarlı bir kız arkadaşı yok.
  • David'in hiç istikrarlı bir işi olmadı fakat her zaman geçimini sağlayabildi.
  • Tom'un istikrarlı bir kız arkadaşı var.
  • Ali komada ama o istikrarlı.
  • Ben sende bu istikrarı görmüyorum.
  • İstikrarlı bir iş bulmak zorundasın.
  • İstikrarlı ekonomik gelişme vardı.
  • İstikrarlı bir erkek arkadaşın var mı?
  • Şirketimiz istikrarlı ücretler için karar verdi.
  • Onun istikrarlı bir kız arkadaşı var.

Diğer dillerde İstikrar anlamı nedir?

İngilizce'de İstikrar ne demek? : n. stableness, stability, constancy, steadiness, ballast, easiness, permanence, permanency, steady, uniformity

Fransızca'da İstikrar : stabilité [la]

Almanca'da İstikrar : Stabilisierung

Rusça'da İstikrar : n. утверждение (N), стабильность (F), поселение (N), осадки (PL)