Bandager türkçesi Bandager nedir

  • Sargılayan.
  • Sargı yapan.
  • Bandaj saran.
  • Yaraları koruyucu sargılarla saran.
  • Bandajlayan.

Bandager ingilizcede ne demek, Bandager nerede nasıl kullanılır?

Bandagers : Yaraları koruyucu sargılarla saran. Sargılayan. Bandajlayan. Sargı yapan. Bandaj saran.

Bandage case : İlk yardım kutusu.

Adhesive bandage : Yara bandı. Plaster.

Carpal flexion bandage : Karpal fleksiyon bandaj. Bileği büken bandaj.

Cast bandage : Alçılı sargı. Kırığın tespitinde alçılı materyaller kullanarak sargı uygulama.

Varicose bandage : Varis çorabı.

Bandage : Dolamak. Sarmak. Bandaj. Sargı bezi. Yarayı sarmak. Sargı sarmak. Bandajlamak. Bağlamak. Koruyucu çember.

Suspensory bandage : Suspensuar. Kasık bağı.

Bandaged : Sarmak. Bandajlamak. Bandajlı. Bağlamak. Sargılı. Sarılı.

Bandaging : Bandajla sarma. Sargı yapma işi. Bandajlayarak. Sargılama. Bandaj uygulama işi. Bandaj sarma. Bandajlama. Sarma.

İngilizce Bandager Türkçe anlamı, Bandager eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandager ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Swathe : Sarmak. Kundak bağı. Çevrelemek. Sarıp sarmalamak. Kuşak. Biçilmiş ekin yığını. Sargı. Bandaj. Kundaklamak. Sargı ile sarmak.

Medical dressing : Pansuman.

Wrapping : Erkek dansçının kadın dansçıyı kollarıyla sarması. Şal. Sarma. Sargı. Paketleme. Ambalaj kağıdı. Ambalaj. Paket kağıdı. Ambalaj ipi. Kapak.

 

Suspensory bandage : Kasık bağı. Suspensuar.

Tourniquet : Kanamayı durdurmaya yarayan bir tür sargı. Kanamayı durdurucu sargı. Sıkı sargı. Damar sıkacı. Turnike (tıp). Kan akıntısını durdurmak için bacaklara sarılan sıkı sargı. Turnike. Turnike (medikal tıp terimi). Sargı bezi.

Bank manager : Banka müdürü.

Decision maker : Farklı seçenekler arasında tercihler yapmaya yönelik davranışta bulunan gerçek ya da tüzel kişi. krş. iktisadi karar birimi. Karar mercii. Karar alan. Karar alıcı. Karar verme yetkisine sahip kimse. Karar birimi. Karar verici.

Truss : Sıkıca bağlamak. İpe çekmek. Destek koymak. Bağlam. Asmak. Sımsıkı bağlamak. Ot demeti. Paketlemek. Bağlamak. Demet yapmak.

Sling : Gırgır avcılığında ağı çekmede kullanılan her iki ucu birbirine bağlı halat parçası. Halatla çekmek. Sapan. Askıya almak. İzbiro. Ağ atmak. İple asmak. İzbiro (yük kaldırmak için). Sapanla (taş) atmak. Giysiyi omuzuna atmak.

Bandager synonyms : scarf bandage, compression bandage, plaster bandage, four tailed bandage, immovable bandage, capeline bandage, triangular bandage, roller bandage, oblique bandage, bandagers, dressing, gauze bandage, suspensory, gauze, managing director, elastic bandage, district manager, manageress, patch, plaster cast, cast, adhesive bandage, director, administrator.

Bandager zıt anlamlı kelimeler, Bandager kelime anlamı

Untreated : Tedavi edilmeyen. Tedavi edilmemiş. Müdahale edilmemiş. Ham. Arıtılmamış. İşlenmemiş. İyileştirilmemiş. Bakımı yapılmamış.

Unfasten : Gevşetmek. Çözülmek. Koyuvermek. Gevşemek. Açılmak. Açmak. Çözmek.