Bandaging türkçesi Bandaging nedir

  • Sargılama.
  • Bandajla sarma.
  • Sarma.
  • Bandaj uygulama işi.
  • Bandajlayarak.
  • Bandajlama.
  • Bandaj sarma.
  • Sargı yapma işi.

Bandaging ingilizcede ne demek, Bandaging nerede nasıl kullanılır?

Bandage : Bandaj. Sargı bezi. Yarayı sarmak. Bağlamak. Dolamak. Sargı. Sargı sarmak. Bağ. Koruyucu çember.

Bandage case : İlk yardım kutusu.

Bandaged : Sarılı. Bağlamak. Sargılı. Bandajlamak. Bandajlı. Sarmak.

Bandager : Sargı yapan. Bandajlayan. Yaraları koruyucu sargılarla saran. Bandaj saran. Sargılayan.

Bandagers : Sargılayan. Bandaj saran. Sargı yapan. Bandajlayan. Yaraları koruyucu sargılarla saran.

Robert jones bandage : Robert-jones bandajı. Büyük ve küçük hayvanlarda cerrahi işlem öncesi kırıkları geçici olarak korumak, bacağa destek sağlayıp ödem oluşmasını engellemek veya yumuşak doku hasarını sağıtmak amacıyla pamuk ve sargı bezi kullanılarak yapılan hafif bir bandaj türü.

Gauze bandage : Gazlı bez sargısı. Gazlı bez.

Husbandage : Gemi müdürü tazminatı.

Cast bandage : Kırığın tespitinde alçılı materyaller kullanarak sargı uygulama. Alçılı sargı.

Adhesive bandage : Yara bandı. Plaster.

İngilizce Bandaging Türkçe anlamı, Bandaging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandaging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Enveloped : Kapatılmış. Sarılmış. Sarılı. Kuşatık. Kapalı. Paketlenmiş. Üzeri örtülmüş.

Banding : (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Bant geçirme. Köprüleme. Bant lekesi. Kuşaklanma (çelik). Kuşaklama (cam). Süslü kenar şeridi. Diş köprüsü uygulama.

Binding : İlişkilendirme. Uyulması gereken. Bağlanım. Ciltleme işi. Bağlayıcı. Kablo bağlantısı. Bağlanma. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Ödün. Kenar süsü.

Envelopments : Kuşatma hareketi. Kuşatma. Örtme. Çevreleme.

Entwisting : Örme. Örmek. Burmak. Bükmek. Kıvırmak. Dolaştırma. Bükme. Sarmak.

Encapsulations : Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Giydirme. Kapsüle saklanma. Kapsüllenmiş olma durumu. Muhafaza içine yerleştirme. Kapsüllenme. Kapsüle konulma. Kapsülleme. Kuşatma.

Infestation : Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması. Bürüme. Böcek istilası. Böceklenme. İstila etme (bit veya kurt veya fare). İnfestasyon. Kaplama. Etrafı sarma.

Encapsulation : Kapsülleme. Giydirme. Kapsüle saklanma. Muhafaza içine yerleştirme. Kuşatma. Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Kapsüllenmiş olma durumu. Kapsüllenme.

Fasciculation : Bağlama. Bir arada ciltleme. Fasikülasyon. Kas seğirmesi. Paketleme. Seğirme.

Medical care : Tıbbi bakım. Sağlık yardımı. Tıbbi tedavi.

Bandaging synonyms : medical aid, coiling, beltings, embosoming, enwrapping, fasciation, dressing, swathing, belting, envelopment.