Fasciculation türkçesi Fasciculation nedir

Fasciculation ingilizcede ne demek, Fasciculation nerede nasıl kullanılır?

Fasciculate : Salkımlı. Bölümler halinde. Fasikül halinde.

Fasciculated : Demet şeklinde olan. Fasiküle. Ciltlenmiş. Fasikülus. Sarılmış. Fasikulat. Paketlenmiş.

Zona fasciculata : Zona fasikulata. Böbrek üstü bezinin kabuğunda hücrelerin birbirlerine paralel kordonlar oluşturduğu, aralarında sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu, glukokortikoit hormonlardan olan kortizon, hidrokortizon ve dihidrokortikosteronları salgılayan, çok köşeli hücrelerden oluşan en geniş orta katmanı.

Fascicular : Bölümler halinde. Fasikül halinde. Fasiküler. Salkımlı.

Fascicularly : Fasiküller bir şekilde.

Interfascicular : Demetlerarası. İnterfasiküler.

İngilizce Fasciculation Türkçe anlamı, Fasciculation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fasciculation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envelopments : Çevreleme. Kuşatma. Örtme. Kuşatma hareketi.

Beltings : Kayış geçirme. Kayışlama. Kemerleme. Müthiş. Kemer takma. Harika. Kayış. Mükemmel. Kemer malzemesi.

Jitter : Heyecan. Gecikme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Titreme. Titreşme. Punk dinleyen tip. Sapma. Sinirlenmek. Sinirden titremek.

 

Coupling : Kuplaj rakor. Bir molekülde komşu protonlar arasındaki mıknatıs alanları etkileşimi. özgür köklerin aralarında ortaklaşım bağı oluşturmaları. Koşum. Rakor. Bağlayan. Eşleşme. Kenetleme. Çiftleşme. Manşon. Bileşim.

Banding : Kuşaklama (cam). Süslü kenar şeridi. Kuşaklanma (çelik). Diş köprüsü uygulama. (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Bant lekesi. Köprüleme. Bant geçirme.

Embosoming : Saklama. Sarmalama. Kapatma. Kaplama. Örtme.

Belting : Harika. Kayış. Kemer takma. Kemerleme. Kayış geçirme. Kırbaçlama. Kayışlama. Kemer malzemesi. Müthiş.

Attachment : Alıkoyma. Alma. Alaka. Parça. Muhabbet. Dostluk. Katma. Aksesuar. Elkoyma. Sevgi.

Bundlings : Desteleme. Çıkınlama. Gruplama. Çıkındaki destek. Paket satış. Paket yapma. Bohçalama.

Bonding : Tutturmak. Yapıştırma. Bağlanma. Tutturma. Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları. Yapıştırmak. Sahil duvarı. Bağlayan. Bağlar.

Fasciculation synonyms : coiling, encapsulation, connecting, encapsulations, vellication, coupler, fasciation, entwisting, twitching, affigere, myoclonus, twitch, envelopment, packaging, jittered, bundling, wrapping, enwrapping, attribution, binding, affiliations, affixion, attributions, bandaging, enveloped, packing, infestation, anchoring, clamping, affiliation, bondings, connection, package.