Fasciculated türkçesi Fasciculated nedir
- Ciltlenmiş.
- Sarılmış.
- Fasikülus.
- Fasiküle.
- Demet şeklinde olan.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Paketlenmiş.
- Fasikulat.
Fasciculated ingilizcede ne demek, Fasciculated nerede nasıl kullanılır?
Fasciculate : Salkımlı. Fasikül halinde. Bölümler halinde.
Fasciculation : Paketleme. Fasikülasyon. Kas seğirmesi. Seğirme. Bağlama. Bir arada ciltleme. Sarma.
Zona fasciculata : Böbrek üstü bezinin kabuğunda hücrelerin birbirlerine paralel kordonlar oluşturduğu, aralarında sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu, glukokortikoit hormonlardan olan kortizon, hidrokortizon ve dihidrokortikosteronları salgılayan, çok köşeli hücrelerden oluşan en geniş orta katmanı. Zona fasikulata.
Fascicular : Salkımlı. Fasiküler. Fasikül halinde. Bölümler halinde.
Fascicularly : Fasiküller bir şekilde.
Fasciculus : Fasikulus. Tomar. Fassikulus. Bohça. Fasikül, demetçik, küçük demet. Koli. Paket.
Fascicule : Salkım. Evrak destesi. Fasikül. Demet.
Interfascicular : Demetlerarası. İnterfasiküler.
Fasciculus atrioventricularis : Uyarı üretim merkezlerindeki uyarımları kalp kası tellerine ulaştıran demet, his demeti. Atriyoventriküler demet.
İngilizce Fasciculated Türkçe anlamı, Fasciculated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fasciculated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Convoluting : Bükülmüş. Dürülmüş. Sarmal. Bobin. Sarmak. Karışık. Helisel. Durulmuş. Kıvrılmış.
Wrapped : Dalmış. Paket. Bürünmüş. Sarılı. Örtülü. Kendini kaptırmış. Sarma. Ambalajlı.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Confined : Hapsedilmiş. Sınırlı. Kapalı. Kuşatılmış. Loğusalık yatağında olan. Loğusa. Mahsur. Sınırlandırılmış. Kapatılmış.
Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.
Entwisted : Sarmak. Kıvırmak. Bükmek. Dolaştırılmış. Örmek. Örülmüş. Bükülmüş. Burmak.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
Fasciculated synonyms : fascicled, packaged, a cell, a cells, a protein, aardvarks, bundled, aardvark, fascicle, enfolded, trussed, packed, abramis zone, enwrapped, ahull, abiotic environment, clads, incased, clad, enswathed, aardwolf, encircled, convolute, embosomed, abiotic factor, enveloped, a site, abacus bodies.

Bu kısımda Fasciculated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fasciculated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fasciculated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fasciculated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.