Fasikulat nedir, Fasikulat ne demek

Fasikulat; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Demet şeklinde olan.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kan emen eklem bacaklılarda, deriyi delmeye yarayan ağız kısımlarının bileşimi.

Demet biçiminde olan.

Fasikulat tanımı, anlamı

Fasi : Üzüm kabuğu. Eski yazında, seçili kısa tümcelerden oluşan anlatım

Zona fasikulata : Böbrek üstü bezinin kabuğunda hücrelerin birbirlerine paralel kordonlar oluşturduğu, aralarında sinüzoidal kılcal damarların bulunduğu, glukokortikoit hormonlardan olan kortizon, hidrokortizon ve dihidrokortikosteronları salgılayan, çok köşeli hücrelerden oluşan en geniş orta katmanı.

Eklem bacaklılar : Birbirine eklenmiş halkalardan oluşan, böcekler, örümcekler, kabuklular, çok ayaklılar vb. bölümlere ayrılan hayvan sınıfı, eklemliler.

Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

Bileşim : Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

 

Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

Delme : Delmek işi. Delinerek yapılmış. Yelek.

Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Biçi : Erkek çocuk.

Kısı : Acı, sıkıntı: Yaratan, kısıda olanlara yardım eder. [Bakınız: kısu].

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Şekl : Kıyafet, görünü.

 

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Baca : Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

Diğer dillerde Fasikulat anlamı nedir?

İngilizce'de Fasikulat ne demek ? : fascicle, fasciculated