Bandaj nedir, Bandaj ne demek
Bandaj; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Sargı ile sarma

- Bağ, sargı.
Bandaj hakkında bilgiler
Sargı bezi, diğer adıyla bandaj, herhangi bir yaralanma olduğu takdirde yaraya konan pansuman bezini sarmaya ya da sargıyı desteklemeye yarar. Kırıklarda, bölgenin tespiti ve hareketsizliğini sağlamak için de kullanılır. Yarayı dış etkilerden korumak, kol ve bacaklardaki kanamaları durdurmak ve şişlikleri önlemek amacıyla da kullanılır.
Bandaj ile ilgili Cümleler
- Annem Jim'in kesiğine bir bandaj koydu.
- Tom'un alnında bir bandajı vardı.
- Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.
- Bir pençesi bandajlı bir köpek gördüm.
- Bandaj yapmak için bezi doğradı.
- Ali Mary'nin koluna bandaj yapıştırdı.
- Ali Mary'nin kesiğine bir bandaj koydu.
- Ali Mary'nin parmağına bir bandaj koydu.
- Ali bacağını Mary'ye bandajlattı.
- Ali bandajları Mary'nin bacağından çıkardı.
Bandaj tanımı, anlamı:
Sargı : Vücudun bir bölümünü yerinde veya baskı altında tutmak amacıyla uygun biçimde sarılmış şerit. Bir elektrik makinesinde veya aracında aynı devreyi oluşturan iletkenlerin tümü. Esnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit.
Sarma : Saran, içine alan şey, zarf. Sarmak işi. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Çevirme. Sarılarak yapılan. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk.
Bandajlamak : Sargı ile sarmak.
Bandajlatma : Bandajlatmak işi.
Bandajlatmak : Sargı ile sardırmak, bandaj yaptırmak.
Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.
Yaralanma : Yaralanmak işi.
Takdir : Değer biçme. Takdirname. Yazgı. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. Beğenme, beğenip belirtme, değer verme.
Pansuman : Yara temizliği ve bakımı.
Destekleme : Desteklemek işi. Devletçe yapılmış olan para yardımı, sübvansiyon.
Yarar : Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.
Kırık : Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Fay. Kırıntı. Tam nota göre düşük olan (not). Kırılmış olan. Bir şeyin kırılan yeri. Gücenmiş, üzgün. Kemiğin bir etki ile kırılması. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Melez. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın.
İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Bağ : Meyve bahçesi. Bağlam, deste, demet. Sargı. İlgi, ilişki, rabıta. Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti.
Diğer dillerde Bandaj anlamı nedir?
İngilizce'de Bandaj ne demek? : n. bandage, swathe
Fransızca'da Bandaj : bandage [le]
Almanca'da Bandaj : Bandage, Binde
Rusça'da Bandaj : n. бандаж (M)

Bu kısımda Bandaj nedir? Bandaj ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bandaj tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bandaj hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.