Bandsmen türkçesi Bandsmen nedir

  • Bandocu.
  • Müzik topluluğu üyesi.
  • Bando sanatçısı.
  • Bando üyesi.

Bandsmen ingilizcede ne demek, Bandsmen nerede nasıl kullanılır?

Bandsman : Bandocu. Bando sanatçısı. Bando üyesi. Müzik topluluğu üyesi.

Broadcast bands : Yayın bantları.

C bands : C bandı. Kromozomların önce alkali daha sonra tamponlanmış tuz çözeltisi ile muamelesiyle üzerlerinde elde edilen bantlar. C bantları.

Exchange rate bands : Döviz kuru dalgalanma aralığı. Döviz kurunun değişmesine izin verilen alt ve üst sınır.

Frequency bands : Sıklık bantları.

Uhf bands : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pek yüksek yinelenimlerin, televizyon yayını için bölündüğü kümeler. Pek yüksek yinelenim kuşakları.

Bands : Belirli din adamları alimler ve avukatların resmi giyeceklerinin yakalarının ön kısmından sarkan iki kuşak. Kuşaklar.

Interference guard bands : Karışımönler bantlar.

Vhf bands : Çok yüksek yinelenimlerin, televizyon yayını için bölündüğü kümeler. (birinci ve üçüncü kuşaklar çyy'de yer alır). Çok yüksek yinelenim kuşakları. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bandstand : Bando için yapılmış yer. Orkestranın yeri. Müzik topluluğu için yapılmış yüksek yer. Bando yeri. Açık havada çalan müzik topluluklarına özgü ve çoğu zaman üstü kapalı platform. Sahne.

 

İngilizce Bandsmen Türkçe anlamı, Bandsmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandsmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Landlubber : İngilizce'de gemiye ilk defa binmiş kişiler için kullanılan alaycı ifade. Kara adamı. Gemide işe yaramaz kişi. Denizden anlamayan kimse. Tecrübesiz denizci.

Habitant : İkamet eden. İkamet eden kimse. Oturan. Sakin. Yerli. Bir yerde oturan kimse.

Bondman : Kefil. Esir. Köle. Toprağa bağlı köylü.

Inhabitant : Yerleşik halk. Oturan. Yerli. Sakin. Oturan kimse. İkamet eden. Mukim. Oturan kimse (bir yerde).

Dweller : Sakin. Kimse. Oturan. İkamet eden veya oturan kimse.

Indweller : İkamet eden kimse. Oturan kimse. Sakin.

Denizen : Yerleşmiş yabancı sözcük. Ortama uyum sağlamış canlı. Bir yerin yerlisi veya orada yerleşik olan kimse. Sakin. Oturma izni olan kimse. Oturma iznine sahip kimse. İkamet eden kişi. Müdavim. İkamet eden kimse. Vatandaş.

Landman : Bir soyadı. Karacı.

Slave : Cariye. Irgat gibi çalışmak. Bir mal gibi alınıp satılan, kişisel hakları bulunmayan ve kendi tükettiğinden daha fazlasını üreterek artık ürün yaratan kişi. Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad. Didinmek. Eşek gibi çalışmak. Köle yapmak. Esir etme. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Köle gibi çalışmak.

Bandsmen synonyms : bandsman, musician.