Barbule türkçesi Barbule nedir

  • Küçük çengel.
  • Büyük tüy kenarındaki küçük tüy.
  • Bıyık.
  • Büyük tüyün kenarındaki küçük tüyler.
  • Büyük tüyün kenarlarında bulunan küçük tüyler.

Barbule ingilizcede ne demek, Barbule nerede nasıl kullanılır?

Barbula : Küçük sakal. Barbula.

Barbuda : Batı hint adaları'nda yer alan bir ada.

Barbudian : Antigua ve barbuda'nın veya bu ülke ya da vatandaşlarıyla ilgili. Antigua ve barbuda'ya özgü.

Antigua and barbuda : Batı hint adaları'nda bağımsız bir uluslar topluluğu devleti. Antigua ve barbuda.

Ahenobarbus : Ms 54-68 yılları arasındaki roma imparatoru. Nero claudius caesar (37-68 ms, lucius domitius ahenobarbus).

Tiger barb : Kaplan sazanı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 7-8 cm kadar uzunlukta, sumatra ve bomeo'da yaşayan bir tür.

Barbados blackbelly sheep : Çok kısa yapağıya sahip, afrika kökenli olduğu kabul edilen, rengi tan renginden siyah, sarı ve hatta benekli çeşitlere kadar değişebilen, karın bölgesi siyah renkli koyun ırkı. Barbados siyah karınlı koyunu.

Fire the first barb : İlk oku ateşlemek. Bir tartışmada ilk sözü söylemek. Tartışmaya başlamak.

Barba : Sakal. Saç teli. Barba.

Barbara : Kadın ismi. Bir kadın adı.

İngilizce Barbule Türkçe anlamı, Barbule eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Barbule ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Face fungus : Favoriler. Sakal. (argo) bir erkeğin yüzündeki kıllar. Yüz mantarı.

Weight : Önem. Sıklet. Sıkıntı. Gülle. Yükletmek. Ağırlık yapmak. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Tartı. Halter. Ağırlıklandırmak.

Barbel : Bazı balıkların ağız kenarlarında bulunan duyargalar. Karakeçi balığı. Bıyıklı balık. Balığın dudağındaki sakal. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, diğer türlerden bıyıkları olmasıyla ayrılan, avrupa ve türkiye tatlı sularında yaşayan bir tür. Tekir.

Tendrils : Bıyık (bitki). Asma filizi. Sülük. Asma bıyığı. Sülükdal. Sarılmaya yarayan filiz. Bıyık (botanik terimi). Filiz.

Whiskers : Bıyık (kedi vb hayvanlara ait). Favoriler. Kristal flaman. Favori. (hayvanlardaki) bıyık. Sakal. (saç) favori.

Stone : Enemek. Çekirdek (meyve). Değerli taş. Mücevher. Taş döşemek. Çekirdeğini çıkarmak. Taşa tutmak. Meyve çekirdeği. Çekirdeğini çıkarmak (etli bir meyvenin). Taşlamak.

Rock : Kayalık. Şok etmek. Sarsılmak. Sallayarak uyutmak. Rak. Sallamak. Zorlaştırmak. Rock yapmak (dans). Kayaç. Kaya.

Vibrissa : Duyu kılı. Böcek yiyen kuşların gagalarına yakın bulunan kılımsı tüyler. Kedi gibi hayvanlara ait bıyık. Memelilerin yüzünde bulunan duyusal sert kıl veya bıyıklar (örneğin insan burnundaki kıllar). Memelilerde (mammalia) yüzde, özellikle dudak üstünde yer alan kedi bıyığı gibi dokunmaya duyarlı kıllar. böcekkapan bitkilerin duyarlı kılları. 3.sineklerde ağız boşluğunun üst kısmındaki bir çift kıl. Burun kılı. Vibrissa. Hayvan bıyığı.

 

Barbule synonyms : free weight, exercising weight, verde antique, verd antique, moustache, mustaches, moustaches, barbels, mustachio, moustachio, wally, mustache, whisker, tendril.

Barbule ingilizce tanımı, definition of Barbule

Barbule kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very minute barb or beard.