Bare facts türkçesi Bare facts nedir

  • Olduğu gibi.
  • Çıplak gerçek.
  • Çıplak gerçekler.
  • Açık olaylar.

Bare facts ile ilgili cümleler

English: It is difficult to tell the bare facts.
Turkish: Çıplak gerçekleri söylemek zordur.

Bare facts ingilizcede ne demek, Bare facts nerede nasıl kullanılır?

Bare : Çıkarmak. Tamtakır. Süssüz. Yalın. Açmak. Açılmak. Açık. Açığa vurmak. Gözle görülür hale getirmek. Soymak.

Facts : Olgu. Unsur. Olay. Durum. Hakikat. Eylem. Gerçek.

Bare bones : Bir şeyin temelleri. Basit ancak en hayati gerçekler ve ilkeler.

Bare cable : Çıplak kablo.

Bare chance : Zayıf ihtimal. Zayıf olasılık.

Bare faced : Yüzsüz. Arsız.

İngilizce Bare facts Türkçe anlamı, Bare facts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bare facts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As it is : Aynıyla. Şu anki durumda. Gerçekte. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Bu şekliyle. Hakikatte. Bu durumda.

Naked truth : Salt gerçek.

That in itself : Mevcut durumunda. Kendi içinde ve kendine ilişkin. Yanlız başına.

Neck and crop : Tamamen. Hep beraber. Hepsi birden. Bütün bütün. Tamamiyle. Bütünüyle. Palas pandıras.

Gospel truth : Asıl hakikat. Asıl gerçek.

Warts and all : Güzel olmayan taraflarını saklamadan. Bütün ayrıntılarıyla. Olumsuz yanlarını gizlemeden. Bütün ayrıntıları ile. Ayrıntılarıyla. Açık açık.

 

Naked facts : Acı gerçekler.

At that : Artık. Bundan başka. Onun üzerine. Hem de. Mademki. Bile. Bu durumda. Aynı zamanda. Bile artık.

As : Babında. Toplam sunum. Diği gibi. Rağmen. -e rağmen. Çünkü. İrken. Madem. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri.

Bare facts synonyms : naked fact, as is, much the same, as such, the bare fact, in its true colours.