Basıra nedir, Basıra ne demek

Basıra; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme.

[Bakınız: basra].

Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem.

Kanser hastalığı.

Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal.

Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt.

Bir çeşit kâğıt oyunu.

Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron.

İskambil oyunu, pişpirik.

Bağlardaki külleme hastalığı.

Bir tür kağıt oyunu.

Sünnet derisi.

Basıra isminin anlamı, Basıra ne demek:

Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz. Basıra ismi; Arapça kökenli olup bir Kız ismidir.

Basıra anlamı, kısaca tanımı

Bası : Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon

Basıra balı : Çamlarda olan hafif kokulu bir çeşit bal.

Basıra tozu : Kükürt.

Basırak : Sütün mayalandıktan sonra yoğurt olması için konulduğu yer. Basınç, ağırlık.

Basıratı balı : Evlenmemiş. Şanssız, kötü yazgılı.

Sünnet derisi : İstirahat durumundaki penisin glansını tamamen saran deriden kın, prepusyum.

Kağıt oyunu : İskambil kâğıdı ile oynanan oyun.

Kahverengi : Kavrulmuş kahvenin rengi. Bu renkte olan.

 

Sabahları : Sabah vaktinde. Her sabah.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Pişpirik : Bir tür iskambil oyunu.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

İskambil : Bir yüzünde sayılar veya resimler bulunan, çeşitli oyunlar oynamaya yarayan kart, oyun kâğıdı. Bu kart destesiyle oynanan oyun. Bu kartların 52 tanesinden oluşan deste.

Külleme : Küllemek işi. Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı.

Hastalı : Hastalıklı.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Sünnet : Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz. Sünnet düğünü. Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi.

Bağlar : Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Diyarbakır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ilinde, Tanyeri bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehri, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

 

Havala : Sıkıntı: Aman beni havala bastı. Düğünde son gün yapılan toplantı. Duvak. Havale.

Diğer dillerde Basınçölçüm anlamı nedir?

İngilizce'de Basınçölçüm ne demek ? : barometry