Külleme nedir, Külleme ne demek
- Küllemek işi.
- Bir mantarın yaptığı bağ hastalığı

Yerel Türkçe anlamı:
Firengi hastalığı.
Külde pişirilen çörek.
Sofra örtüsü.
Kızartılmış et.
Yaramaz, ele avuca sığmayan, terbiyesiz çocuk.
Üstü külle kapatılmış ateşte pişirilen kahve.
Bilimsel terim anlamı:
Külleme mantarlarının çeşitli bitkilerde oluşturduğu mantar hastalığı.
İngilizce'de Külleme ne demek? Külleme ingilizcesi nedir?:
mildew
Fransızca'da Külleme ne demek?:
oïdium
Külleme hakkında bilgiler
Erysiphe betae türünün neden olduğu bitki hastalığı.
Yaprak üzerinde yıldız şeklinde gri mantar miseli hastalığın ilk belirtileridir. Öncelikle yaprakların ön yüzünde gri-beyaz veya beyaz unumsu mantar tabakası oluşur. Hastalık şiddetli görüldüğünde yapraklar açık yeşil görünüm alır, sararır ve ölür.
Nispi nemin % 50’nin altına düşmesi; en uygun sıcaklıklar 25-30 oC’dir. Sürekli çiğ oluşması ve düşük nispi nemle birlikte kuru–sıcak iklim koşulları hastalığı teşvik etmektedir. Uzun süren yağmurlar yapraklarda oluşan mantar tabakasının yıkanmasına sebep olabilir.
Sistemik etkili (Bayfidan, Calixin) ve kontak etkili (Kükürt) fungisitler ile ilaçlı mücadelesi mümkündür.
Külleme tanımı, anlamı:
Mantar : Mantar hastalığı. Hayvanların burun ucu. Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde. Uydurma söz, yalan. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası.
Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun.
Küllemek : Bir acıyı, bir sıkıntıyı unutturmak. Genellikle ateşin üzerini külle örtmek.
Beta : Yunan alfabesinin ikinci harfi.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü.
Yıldız : Baht, şans, talih. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star. Bu biçimde olan. Kuzey 360°'lik yön, kuzey.
Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.
Öncelik : Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm.
Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü.
Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Bir kez. Sadece. Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Ancak, yalnız. Beraber. Eş, aynı, bir boyda.
Bağ : Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. Sargı. Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bağlam, deste, demet. Meyve bahçesi. İlgi, ilişki, rabıta. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti.
Külleme mantarları : Çok geniş bir bitki topluluğu üstünde küileme etkeni olarak gelişen asklımantarlar familyası
Diğer dillerde Külleme anlamı nedir?
İngilizce'de Külleme ne demek? : covering with ashes; vine mildew, oidium

Bu kısımda Külleme nedir? Külleme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Külleme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Külleme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.