Basbas barınmak nedir, Basbas barınmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sesi yettiğince bağırmak, azarlamak.

Basbas barınmak anlamı, kısaca tanımı

Barı : Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. [Bakınız: ber, bér]. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara)

Barın : Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Basbas : Çatılarda makas ağaçlarının konulduğu dikme. Acele yürüyüş. Bel'in ayakla basılan kısmı. (Yukarıbozkuyu Kadirli Adana).

Barınma : Barınmak işi.

Barınmak : Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

 

Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.

Bağırmak : İnsan yüksek ve gür ses çıkarmak. Yüksek sesle azarlamak. Kendini belli etmek.

Azarlama : Azarlamak işi, paylama.

Bağırma : Bağırmak işi.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Azar : Paylama.

Diğer dillerde Basamaklı tiyatro anlamı nedir?

İngilizce'de Basamaklı tiyatro ne demek ? : amphitheatre, amphitheater