Basket case türkçesi Basket case nedir

  • Bunalımda.
  • Boş adam.
  • Umutsuz durum.
  • Feleğin sillesini yemiş kişi.
  • Bunalımda ve çöküntüde olduğundan işe yaramaz kimse.
  • Dengesiz veya gereksiz tip.
  • İşe yaramaz kimse.
  • Kolu bacağı kesilmiş kimse.

Basket case ile ilgili cümleler

English: Ali is a basket case.
Turkish: Ali feleğin sillesini yemiş bir kişi.

Basket case ingilizcede ne demek, Basket case nerede nasıl kullanılır?

Basket : Zembil. Küfe. Sele. Balon sepeti. Pota. Çember (basketbol). Basketbol çemberi. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Sepet örgüsünden yapılmış şey.

Case : Kap. Çanta. Husus. Ciltlemek. Durum. Görüş. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Hukuksal olay. Hal. Dava.

Basket cell : File hücre.

Basket centrifuge : Sepet santrifüj.

Basket chair : Sepet örgüsü sandalye.

Basket coil : Sepet bobin.

İngilizce Basket case Türkçe anlamı, Basket case eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basket case ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wastrels : Çok müsrif kimse. Defolu mal. Serseri. Iskarta. Hayta. Savurgan kimse. İşe yaramaz adam.

Airhead : Mankafa. (argo terim) aptal ve aklen dengesiz olan kişi. Salak. Mal. Paraşütçüler tarafından kuşatılmış düşman bölgesi. Sersem. Aptal. Hava başı. İleri üs. Paraşütçü birlikler tarafından korunan düşman kontrolü bölge.

Loser : Yenilen. Başarısız kimse. Mağlup. Ezik kimse. Hayatı kaymış. Kaybeden kimse. Zarar eden kimse. Kaybeden. Beceriksiz.

Desperate condition : Ümitsiz durum. Çaresiz durum.

Lown : Ahmak. Budala.

Never do well : Beceriksiz. Serseri.

In bits : Kafası karışık. Bölük pörçük. Parça parça.

Non effective : Geçersiz. Yaramaz. Etkisiz. İşe yaramaz.

Airheads : İleri üs. Mankafa. Paraşütçüler tarafından kuşatılmış düşman bölgesi. (argo terim) aptal ve aklen dengesiz olan kişi. Hava başı. Salak. Paraşütçü birlikler tarafından korunan düşman kontrolü bölge. Mal. Sersem.

Loons : Zırdeli. Tembel. Dalgıçkuşu. Kaçık. Dalgıç kuşu. Değersiz kimse. Ahmak. Deli.

Basket case synonyms : scally, wastrel, down in the dumps, lemon, dud, loon, lemons, lame duck.