Basketful türkçesi Basketful nedir

Basketful ingilizcede ne demek, Basketful nerede nasıl kullanılır?

Basketfuls : Küfelik. Sepet dolusu.

Basket case : Kolu bacağı kesilmiş kimse. Bunalımda ve çöküntüde olduğundan işe yaramaz kimse. Boş adam. Dengesiz veya gereksiz tip. İşe yaramaz kimse. Bunalımda. Umutsuz durum. Feleğin sillesini yemiş kişi.

Basket cell : File hücre.

Basket centrifuge : Sepet santrifüj.

Basket chair : Sepet örgüsü sandalye.

Basket coil : Sepet bobin.

Basket fern : Eğreltiotu.

Basket for longlines : Elle atılıp toplanan küçük boy paraketaların istif edildiği sepet. Paraketa sepeti.

Basket ring : Çember.

Basket lunch : Piknik.

İngilizce Basketful Türkçe anlamı, Basketful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Basketful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paralytic : Paralitik. Kötürüm. Kafayı bulmuş. Felçle ilgili, felce bağlı, felcin neden olduğu. felçli. Felçli kimse. İnmeli. Felç edici. Zom.

Shellacs : Yenmek. Şellak ile kaplamak. Şelak ile işlemek. Gomalaka. Gomalak. Gomalaka ile cilalamak.

As drunk as a sow : Mest olmuş. Kör kütük sarhoş. Çok sarhoş.

Dead drunk : Aşırı içkili. Bulut gibi sarhoş. Fitil gibi sarhoş. Zilzurna sarhoş. Kütük gibi. Körkütük sarhoş.

 

Basket : Sepet. Zembil. Küfe. Balon sepeti. Sepettopunda sayı yapılacak yer. bu, 0,45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır. çember ile ağ bir sepet biçimindedir. sepettopu oyununu bulan amerikalı profesör james naismith, oyunu, önce öğrencilerine kağıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır. Çember (basketbol). İnce kamış, söğüt dalı, hayıt, tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan, balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan, içine çekici yem konan, balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar. Sepet örgüsünden yapılmış şey. Basketbol çemberi. Pota.

Containerful : Kap dolusu.

Stoned : Matiz. Uyuşturucu etkisinde olan. Çok sarhoş. Zom. Uyuşturucu almış. Çekirdekleri çıkarılmış. Taşlanmış. Sarhoş. Zilzurna sarhoş. Uyuşturucuyla uçmuş.

Stinko : Sarhoş.

Stinking : Leş gibi. Pis kokulu. Kötü kokma. Pis kokan. Taaffün. Berbat kokan. Ayrılma. Rezil. Berbat. Sarhoş.

Basketful synonyms : basketfuls, lit, blind drunk, sottish, shellac, lits, pissed as a newt, stewed.

Basketful ingilizce tanımı, definition of Basketful

Basketful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As much as a basket will contain.