Bassists türkçesi Bassists nedir

  • Basçı.
  • Derin kalın sesli şarkıcı.
  • Basgitarist.
  • Bas gitarist.
  • Bas gitar çalan müzisyen.

Bassists ingilizcede ne demek, Bassists nerede nasıl kullanılır?

Bassist : Basgitarist. Bas gitarist. Bas gitar çalan müzisyen. Derin kalın sesli şarkıcı. Basçı.

Bassi : Bas. Basso.

Bassin of accumulation : Akarsuların tüm beslenme teknesiyle, buzulların sürekli kar sınırının üstünde kalan yukarı kesimi. Beslenme bölgesi.

Bassin of reception : Toplama bölgesi. Bir selin ya da kol akarsuyun en üst bölümünde, yağmur sularının toplandığı, üç yanından kapalı huni biçimli çukurluk, bk. akıntı yolu, birikinti yelpazesi.

Bassinet : Sepet örgüsü beşik. Beşik. Çocuk arabası. Sepet beşik. Sepet biçiminde beşik. Sepet.

Bass boost : Alçak seslerin kuvvetlendirilmesi. Bas yükseltici. Basları artır.

Bass frequency : Alçak frekans. Bas frekans.

Bass clef : Fa anahtarı.

Embassies : Elçilik makamı. Elçilik görevlileri. Büyükelçilik. Elçilik. Sefaret. Elçilik binası. Sefarethane.

Bass clarinet : Bas klarnet.

İngilizce Bassists Türkçe anlamı, Bassists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bassists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aid : İane. Yardımcı. Destek. Yardımcı olmak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İnfak. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Yardım etmek. Yardım. El uzatmak.

 

Ease : Kolaylık. Hafifletmek. Yatıştırmak. Kolaylaştırmak. Ağrıdan kurtarmak. Huzur. Dikkatle yerleştirmek. Refah. Dindirmek. Rahatlık.

Bootstrap : Önyüklemek. Çizme atkısı. Çizme kulağı. (şirket-işletme) bünye-içi. Kendini yükseltmek. Karşı yönlü ampflikatör. Özyükleme. Kendini yükleme. Öz-imkan. Önyükleyici.

Succour : İmdada yetişmek. Yardım. Yardıma koşmak. Yardım etmek. Yardımına koşmak. Yardıma gelmek. İmdat etmek. Yardımına gelmek. İmdadına yetişmek. İmdat.

Benefact : Hayırsever olarak yardım etmek. İyiliksever olarak lütufta bulunmak.

Facilitate : Olanak tanımak. Rahatlatmak. Kolaylaştırmak. Hafifletmek. Olanak sağlamak. Çabuklaştırmak. Kolaylık getirmek. Yardım etmek.

Help : İmdadına yetişmek. Kurtarmak. Yardım etmek. Yardımcı olmak. Fayda etmek. Yardım. Acıyı dindirmek. Başa çıkmak. Yararı olmak. Yardim etmek.

Hasten : İki ayağını bir pabuca koymak. Acele ettirmek. Hemen söylemek. Aceleleştirmek. Telaşlandırmak. İvdirmek. Aceleci davranmak. Acele etmek. Sıkıştırmak. İki ayağını bir pabuca sokmak.

Subserve : Yaramak. Hizmet etmek. İşine yaramak. Geliştirmek.

Bassists synonyms : give care, bassist, avail, expedite, alleviate, serve, wait on, care, back up, attend, succor, work, bass player, support, attend to, protect, baathist, help out, abet.

 

Bassists zıt anlamlı kelimeler, Bassists kelime anlamı

Idle : Tembel. (motor) boşta çalışmak. Çalışmayan. Aylak. Kullanılmayan. Boş durmak. Boşa harcamak. Başıboş. Boşa geçen.

Inactivity : Tembellik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Avarelik.

Disservice : İncitici davranış. Kötülük. Zararlı iş. Zarar. Hasar. İncitmek. Kırmak. Zararlı davranış. Ziyan.