Bati nedir, Bati ne demek

Bati; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yavaş, ağır

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ördek.

Bati tanımı, anlamı

Batidemersal : Sularda 200 m derinliğin altında yaşayan

Batik : Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem. Bu yöntemle hazırlanmış kumaş. Bu kumaştan yapılan (giysi). Ak kumaş üzerine çizilen bezeğin boyanacak bölümlerinin boş bırakılması, boyanmayacak bölümlerininse eritilmiş balmumuyla kapatılmasıyla Cava'da, Hindistan'da, Malezya'da uygulanan basma ve ipekli kumaşları boyama tekniği, a. bk. ikat. (Süsleme) Bez üzerinde süs yapma tekniği. Süslenecek bez üzerine bezeme çizimi yapılır. Boyanmayacak bölümler çizime göre balmumu ile kapatılır. Boyanacak yerler açık bırakılır. Bez, boyanmak üzere kumaş boyasının içine atılır.

Batilimnetik : Bir gölün derin sularına ait olan.

Batimetrik harita : Okyanuslar, denizler, göller ve nehirlerde suyun derinliğini gösteren harita.

Batipelajik : Okyanus ve denizlerde 2000-4000 metreler arasında kalan ışık almayan serbest su kütlesine ait.

Batipelajik yumurta : Denizlerin orta tabakalarında bulunan yumurtalar.

Batiyal : 2000-4000 m arasındaki bir derinlikteki deniz zemininde yaşayan veya bu bölgeye ait olan.

Raja batis : [Bakınız: tırpana]. Tırpana.

 

Batimetre : Derinlikölçer.

Batimetri : Derinlik ölçümü.

Batisfer : Su üstü araçlarına çelik kablo ile bağlanmış, negatif yüzebilirliği bulunan dalış küresi.

Batiskaf : Deniz diplerinde inceleme yapmak için kullanılan araç.

Ördek : Perde ayaklılardan, evcil ve yabani türleri bulunan su kuşu, badi, badik (Anas). Hile ile para sızdırılacak kimse, enayi. Yataktan kalkamayacak durumdaki erkek hastaların içine idrarlarını yaptıkları kap, lazımlık, oturak. Otobüs ve minibüs sürücülerinin yollardan aldıkları biletsiz yolcular için kullandıkları bir söz.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Örde : Rüşvet.

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

Diğer dillerde Batış noktası anlamı nedir?

İngilizce'de Batış noktası ne demek ? : west point