Bayonets türkçesi Bayonets nedir

Bayonets ingilizcede ne demek, Bayonets nerede nasıl kullanılır?

Bayonet base : Duy'un kertiklerine girecek çıkıntıları olan dip. Süngü dip.

Bayonet cap : Duyun kertiklerine girecek çıkıntıları olan dip. Duy'un kertiklerine girecek çıkıntıları olan dip. Süngü ucu. Süngü dip.

Bayonet coupling : Somunlu kavrama.

Bayonet frog : Süngü kopçası. Süngüyü kemere oturtmak için kullanılan aparat (askeri bir üniformanın bir parçası).

Bayonet lampholder : Süngülü duy.

Bayoneting : Kavram. Kasatura. Bağlama somunu. Ampulün duya giren kısmı. Süngülemek. Duy. Süngü.

Bayoneted : Bağlama somunu. Kavram. Ampulün duya giren kısmı. Süngü. Kasatura. Süngülemek. Duy.

Bayonetting : Süngülemek.

Sword bayonet : Kasatura.

Fix the bayonet : Süngü takmak.

İngilizce Bayonets Türkçe anlamı, Bayonets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bayonets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cold steel : Çelik bıçak. Soğuk çelik. Çelik niteliği. Çelik bir silah. Kılıç. Çelik kılıç. Bıçak veya süngü.

Bayoneting : Ampulün duya giren kısmı. Bağlama somunu. Kavram. Süngülemek. Duy.

Bayoneted : Bağlama somunu. Duy. Ampulün duya giren kısmı. Süngülemek. Kavram.

 

Slice bar : Ateş kontrol çubuğu. Maşa. Gelberi. Ocak takımının bir aygıtı.

Bayonet : Duy. Süngülemek. Bağlama somunu. Ampulün duya giren kısmı. Kavram.

Knife : Boya bıçağı. Bıçaklamak. Tığ. Bıçakla kesmek. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt. Çakı. Bıçak. Kesmek. Arkadan vurmak.

Poker : Ateş demiri. Ocak süngüsü. Gelberi. Ocak veya soba demiri veya maşası. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Demir çubuk. Şiş. Ölçer. Köseği.

Pokers : Köseği. Ateş demiri. Ateş süngüsü. Şiş. Demir çubuk. Gelberi. Ocak süngüsü. Ocak demiri. Ölçer.

Stab : Saplamak. Delmek. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). İhanet etmek. Hançerlemek. Bıçaklamak. Zımbalamak. Denemek. Batırmak. Şişlemek.

Bayonets synonyms : sword bayonet.

Bayonets zıt anlamlı kelimeler, Bayonets kelime anlamı

Nobleman : Soylu. Asilzade. Soylu yönetimindeki ayrıcalıklı sınıf ve bu sınıfın üyesi. fransız devrimi sırasında soylu kişi ya da eski yönetim yanlısı. doğuşu ya da zeka, davranış üstünlükleriyle sivrilen kimse.

Lord : Beyefendi. Allah. Hakim. Lord ünvanı vermek. Bey. Mal sahibi. Lord payesi vermek. Efendi. Sahip. Hükümdar.