Süngülemek nedir, Süngülemek ne demek

  • Süngü batırmak.
  • Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak

"Süngülemek" ile ilgili cümleler

  • "Üç yerinden süngüleyip yere serdikleri delikanlının başını taşla ezmediler mi?" - Y. K. Karaosmanoğlu

Süngülemek tanımı, anlamı:

Süngüleme : Süngülemek işi.

Batırmak : Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek. Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek.

Ateş : Tehlike, felaket. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Büyük üzüntü, acı. Öfke, hırs, hınç. Coşkunluk. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Patlayıcı silahların atılması. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Izgara : Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir. Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Bu araç üstünde pişmiş. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara.

 

Dökülme : Dökülmek işi.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

Süngü : Bir tanrıya veya tapınağa yapılmış olan bağış. Bir büyüğe sunulan armağan.

Diğer dillerde Süngülemek anlamı nedir?

İngilizce'de Süngülemek ne demek? : v. bayonet

Fransızca'da Süngülemek : embrocher

Rusça'da Süngülemek : v. колоть, шуровать, кольнуть, исколоть