Be fun türkçesi Be fun nedir

  • Oyalayıcı olmak.
  • Eğlenceli olmak.
  • Eğlendirici olmak.

Be fun ile ilgili cümleler

English: Ali decided that it would be fun to try paragliding.
Turkish: Ali yamaç paraşütü yapmaya çalışmanın eğlenceli olacağına karar verdi.

English: Ali thought that it would be fun to go sailing.
Turkish: Ali yelken sporuna gitmenin eğlenceli olacağını düşündü.

English: Ali thought it would be fun to go visit John and Mary for the weekend.
Turkish: Ali hafta için John'u ve Mary'yi ziyarete gitmenin eğlenceli olacağını düşünüyordu.

English: I thought it would be fun to live in Boston for a year or two.
Turkish: Bir yada iki yıl Boston'da yaşamanın eğlenceli olacağını düşünüyordum.

English: I thought it would be fun for us to go skiing together.
Turkish: Birlikte kayağa gitmemizin eğlenceli olacağını düşündüm.

Be fun ingilizcede ne demek, Be fun nerede nasıl kullanılır?

Be : Bulunmak. Olmak. -dır. Berylliumb (berilyum). Kalmak. Durmak. -di. Anlamına gelmek. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak.

Fun : Eğlenme. Oyunculuk. Alay. Eğlenmek. Gırgır. Neşe. Keyif. Şaka etmek. Eğlence. Zevk.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

 

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

İngilizce Be fun Türkçe anlamı, Be fun eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be fun ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jump : Sevişmek. İlişkiye girmek. Sıçratmak. Atlatmak. Üç adım atlamada, dingin ayakla yapılan son sıçrama. Hiçbir yere değmeden, gövdenin hızıyla atılan takla. Yerinden sıçramak. Sıçrayış. Atlamak.

Jumped : Hoplamak. Zıplamak. Sıçratmak. Sıçramak. Zonklamak. Fırlamak. İlişkiye girmek. Ürkmek. Atlamak.