Jumped türkçesi Jumped nedir
- Zıplamak.
- Hoplamak.
- Eğlenceli olmak.
- Sevişmek.
- İlişkiye girmek.
- Sıçratmak.
- Atlatmak.
- Sıçramak.
- Zonklamak.
- Atlamak.
- Ürkmek.
- Fırlamak.
Jumped ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary jumped on the trampoline.
Turkish: Ali ve Mary trombolinden atladı.
English: A dog jumped onto the chair and lay motionless for five minutes.
Turkish: Köpek sandalyenin üzerine çıktı ve hareket etmeden beş dakika durdu.
English: Ali certainly appears to have jumped the gun.
Turkish: Ali kesinlikle hemen silahına sarılmış gibi görünüyor.
English: Ali and Mary have jumped together from Pulpit Rock with a parachute. It was a short but magical experience.
Turkish: Ali ve Mary birlikte Pulpit Rock'tan paraşütle atladılar. Kısa ama büyülü bir deneyimdi.
English: A dog suddenly jumped at me.
Turkish: Bir köpek aniden bana atladı.
Jumped ingilizcede ne demek, Jumped nerede nasıl kullanılır?
Jumped at : Can atmak. Hemen faydalanmaya baktı. Aceleci davrandı. Sabırsızlık gösterdi. Balıklama atlamak. Atlamak. Hemen kabul etmek. Fırsattan hemen faydalanmaya bakmak. Düşünmeden kabul etmek.
Jumped at the offer : Teklifi hemen kabul etti. Düşünmeden razı oldu. Teklife hemen atladı.
Jumped the queue : Sıranın önüne geçmek. Araya sıkışarak veya iterek sıranın önüne geçmek.
Jumped up : Hödük. Cahil. Sonradan görme. Doğaçlama. Kaba. Kendini beğenmiş.
The cow jumped over the moon : Ünlü anne kaz çocuk tekerlemesinin başlığı ve ilk satırı. İnek ayın üzerinden atladı. İnanmadığını ifade etmek için kullanılan anlamsız cümle (ör. evet doğru, ve inek ayın üzerinden sıçradı!).
Buckjumper : Binicisini sırtından atan at.
Jumper : Kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Kazak (kadın için). Bluz ya da kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Kazak. Atlayan. Engelli koşu atı. Atlatıcı. Matkap. Atlamacı.
Counterjumper : Tezgahtar.
Jumper cable : Akü takviye kablosu. Buji kablosu. Atlama kablosu. Optik atlatma kablosu. Bağlantı kablosu.
Jumper cables : Optik atlatma kablosu. Akü takviye kablosu. Bağlantı kablosu. Buji kablosu. Atlama kablosu.
İngilizce Jumped Türkçe anlamı, Jumped eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bypassed : Dolambaçlı yoldan gitmek. Bertaraf etmek. İkinci yol yapmak.
Cavorted : Tepinmek. Oynamak. Hoplayıp sıçramak.
Bound : Sınırlamak. Bağlı. Kısıtlamak. Sektirmek. Kalgımak. Sekip geri gelmek. Zıplaya zıplaya gitmek. Sınırlarını çizmek.
Beat somebody to it : Önce yapmak. Önce kapmak.
Dance : Dans etmek. Eğlence. Dans ettirmek. Danslı toplantı. Oyun. Balo. Dans müziği. Dans. Oynatmak.
Eliding : Kesilme. Çıkartma. Telaffuz ederken atlama (harf veya hece). Kısaltma. Yuvarlamak. Yutmak.
Elide : Kaldırmak. Yutmak. Yuvarlamak. Çıkarmak.
Diddles : Yerinde duramamak. Kıpır kıpır olmak. Vakit öldürmek. Dolandırmak. Kandırmak. Sarsmak. Yutturmak. Aldatmak.
Be intimate : Canciğer olmak. Mala vurmak. Seks yapmak. Götürmek. Cinsel ilişkiye girmek.
Boomed : Hızla artmak (ticaret). Güm etmek. Artırmak. Uğuldamak. Çıkış yapmak. Gelişmek. Gümbürdemek. Geliştirmek. Gürlemek.
Jumped synonyms : caper, be frightened, dabbling, circumvent, be appalled, booms, jazz, dabble, bursts, jazzes, gambol, chicken out, jump, circumvented, caprioles, grasp at, breaks, elided, darted, jazzing, gamboled, cavorts, copulated, dart, diddled, banged, dashes, doves, pulsated, break, bounds, avoid, gambolled.
Jumped zıt anlamlı kelimeler, Jumped kelime anlamı
Unpretentious : Alçakgönüllü. Yapmacıksız. İddiasız. Mütevazı. Mütevazi. Basit. Basit ve doğal. Babayani. Gösterişsiz.

Bu kısımda Jumped kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jumped ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jumped anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jumped ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.