Jumped at türkçesi Jumped at nedir

  • Aceleci davrandı.
  • Hemen kabul etmek.
  • Atlamak.
  • Hemen faydalanmaya baktı.
  • Sabırsızlık gösterdi.
  • Düşünmeden kabul etmek.
  • Balıklama atlamak.
  • Fırsattan hemen faydalanmaya bakmak.
  • Can atmak.

Jumped at ile ilgili cümleler

English: He was scared when the monkey jumped at him.
Turkish: Maymun ona atladığında korkmuştu.

English: A dog suddenly jumped at me.
Turkish: Bir köpek aniden bana atladı.

Jumped at ingilizcede ne demek, Jumped at nerede nasıl kullanılır?

Jumped : Ürkmek. Hoplamak. Sıçratmak. Fırlamak. Atlamak. Zonklamak. Sıçramak. Sevişmek. Atlatmak. İlişkiye girmek.

At : Üzerinde. Da. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Yanında. Hatta. Ya. Nezdinde. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. De. Bir yeri belirtmek için kullanılır.

Jumped at the offer : Teklife hemen atladı. Düşünmeden razı oldu. Teklifi hemen kabul etti.

Jumped the queue : Araya sıkışarak veya iterek sıranın önüne geçmek. Sıranın önüne geçmek.

Jumped up : Doğaçlama. Kaba. Hödük. Cahil. Kendini beğenmiş. Sonradan görme.

A bad hat : Ahlaksız tip. Yavşak.

İngilizce Jumped at Türkçe anlamı, Jumped at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jumped at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Craved : Çok istemek. Çok istenen. Yalvarmak. Hasret olmak.

 

Bypass : Yanından geçmek. İkinci yol yapmak. Bertaraf etmek. Boş vermek. Pas geçmek. Yan yol. Baypas yoluyla -den geçmek. Uğramadan geçmek.

Eliding : Kesilme. Çıkartma. Telaffuz ederken atlama (harf veya hece). Yutmak. Yuvarlamak. Kısaltma.

Be dying for : İstek duymak. Çok istemek. Çok fazla istemek. Bir şey için ölmek.

Be dying to : Çok istemek.

Snatch at : Kapmaya çalışmak. Uzanmak. Yakalamaya çalışmak.

Ache to : Yanıp tutuşmak.

Hop : Dansçının hafifçe sıçraması. Dans etmek. Şerbetçiotu toplamak. Şerbetçiotu yetiştirmek. Zıplama. Tek bacak üstünde zıplamak. Sekmek. Sıçramak. Oynamak. Zıplamak.

Bypasses : Boş vermek. Atlatmak. Pas geçmek. Uğramamak. Uğramadan geçmek. Bertaraf etmek. Yanından geçmek. Baypas yoluyla -den geçmek. İkinci yol yapmak.

Hankered : İstek duymak. Arzulamak. Arzu. Özlemek. Özlem. Özlem duymak. Özlemini çekmek. Çok özlemek. İstemek.

Jumped at synonyms : doves, jump, dive headfirst, dived, ache for, hopped, snap up, be itching to, die for, aspired, take a header, be desirous of, craves, dive, crave, elides, aspire, elide, grasp at, hops, fall over backwards, be willing to, dove, jump at, aspires, elided, browse.