Be in pocket türkçesi Be in pocket nedir

Be in pocket ingilizcede ne demek, Be in pocket nerede nasıl kullanılır?

Be : Berylliumb (berilyum). Kalmak. -di. -dı. Bulunmak. Mal olmak. Durmak. -dir. Var olmak. Olmak.

In : İçinde. Da. İçeri. İktidardaki. Halinde. Gelmiş olan. Çok moda olan. Olarak. Tutulan. Dahili.

Pocket : Cep. Duy. Saklamak. Torba. Gizlemek. İç etmek. Üstüne yatmak. Belli etmemek. Veto etmek.

Be in : Gol olmak. Bir olaya vb karışmak. Moda olmak. Çıkmak (mevsimi geldiği için sebze veya meyve). Bir olaya vb bulaşmak. Olayın vb içinde olmak. Evde veya ofiste bulunmak. Yer almak.

Be in the ascendant : İtibar kazanmak. Yükselmek. Yıldızı parlamak. Hükmetmek.

Be in a dilemma : Çelişki yaşamak.

Be in a bad mood : Havasında olmamak. Keyifsiz olmak. Keyfi yerinde olmamak.

Be in a coma : Komada olmak. Komaya girmek.

Be in a bind : Başı dertte olmak. Dara düşmek. Darda olmak. Parasız kalmak. Sıkıntıda olmak. Zorda olmak. Sıkışık durumda olmak. Başı belada olmak.

Be in a bind for : Muhtaç olmak. İhtiyacı olmak.

İngilizce Be in pocket Türkçe anlamı, Be in pocket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be in pocket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Profited : Kar sağlamak. Yararı dokunmak. Çıkar. Yararlanmak. Kar. Yarar. İntifa etmek. Kar getirmek.

 

Nettler : Şebeke. Tül. Tuzak. Kızdıran kimse. Ağ. Sokan hayvan. Öfkelendiren şey veya kimse. File.

Bring in : Öne almak. Vermek. Kazanç getirmek. Tanıtmak. İşe almak. Kazandırmak. Suçluyu karakola getirmek. Karakolda sorgulamaya çekmek. Getirmek.

Attaining : Elde etmek. Erişmek. Varmak. Gelmek. Ulaşma. Varma. Erişme. Ulaşmak. Muvasalat.

Bear the bell : Yenmek. Alt etmek.

Gain : Elde etmek. Çoğalmak. (saat) ileri gitmek. Ulaşmak. Almak. Yükselmek. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Edinmek.

Profit : Yaramak. Kazanç getirmek. Fayda. Kar getirmek. Yarar. İntifa etmek. İşletme karı. Yararı dokunmak. Kar.

Achieving : Başarı. Başarma. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Erişmek. Temin. Elde etmek. Ulaşmak. Başarmak.

Make a profit : Karlı çıkmak. Kazanç elde etmek.

Be in pocket synonyms : do well out of, carry away the bell, netts, carry off, attain, achieves, nets, nett, attained, achieve, have benefit from, gained, achieved, nettlers, carry the day, netted, acquires, bring profit, attains, acquire, profiting.