Be on the watch türkçesi Be on the watch nedir

  • Tetikte olmak.
  • Kulak kesilmek.
  • Nöbette olmak.

Be on the watch ingilizcede ne demek, Be on the watch nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dır. Bulunmak. -dı. Durmak. Mal olmak. Kalmak. -di. Berylliumb (berilyum). Anlamına gelmek.

On : Giyilmiş. Hazır. Yanmak. Makbul. Civarında. Esnasında. De. Çakırkeyif. Üstünde.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Watch : Beklemek. Saat. Bakma. Dikkat etmek. Yolunu gözlemek. Kollamak. Gözlemek. Başında beklemek. Seyretmek (tv). Gözkulak olmak.

Be on the air : Radyodan seslenmek. Yayında olmak.

Be on the ball : Dikkatli olmak. Uyanık olmak. İşi bilmek. Neyin ne olduğunu bilmek. Çabuk anlamak veya kavramak. İşini iyi bilmek. Dikkatli veya uyanık veya açıkgöz veya canlı olmak. Olup bitenleri bilmek.

Be on the alert : Tetikte olmak. Teyakkuz etmek. Alesta beklemek. Uyanık olmak. Gözünü dört açmak. Tetikte beklemek.

Be on the bench : Hakimlik yapmak. Yargıçlık yapmak.

Be on the board : Yönetim kurulunda olmak.

İngilizce Be on the watch Türkçe anlamı, Be on the watch eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Be on the watch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Listen for : Dinlemek. Kulak vermek. Dikkat etmek.

Be all ears : Can kulağı ile dinlemek. Kulağı kirişte beklemek. Tüm dikkatini vererek dinlemek. Can kulağıyla dinlemek. Gözlerini ve kulaklarını dört açmak. Dikkat kesilmek. Pür dikkat dinlemek. Dikkatle dinlemek.

Be on guard : Gözetlemek. Gardını almak. Nöbet tutmak. Dikkatli olmak.

Exercise caution : Dikkatli olmak. Özenli olmak.

Be on the alert : Teyakkuz etmek. Alesta beklemek. Uyanık olmak. Tetikte beklemek. Gözünü dört açmak.

Be on the lookout : Gözetleme halinde olmak. Gardını almak. Dikkatli olmak. Gözcülük etmek.

Keep a weather eye open : Gözetlemek. Nöbet tutmak. Gözünü dört açmak.

Cock an ears : Kulak kabartmak.

Keep an ear to the ground : Kulağı tetikte olmak. Kulağını (gözünü ) dört açmak. Kulağı kirişte olmak. Dikkat kesilmek.