Keep an ear to the ground türkçesi Keep an ear to the ground nedir

  • Kulağı kirişte olmak.
  • Dikkat kesilmek.
  • Kulak kesilmek.
  • Kulağı tetikte olmak.
  • Kulağını (gözünü ) dört açmak.

Keep an ear to the ground ingilizcede ne demek, Keep an ear to the ground nerede nasıl kullanılır?

Keep : Kayıt tutmak. Bakım. Himaye. Konumunda tutmak. İç kale. Yerine getirmek. Kale. Saklamak. Kalmak. İşletmek (otel vb).

An : Bir. (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce). Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Anabatik rüzgar.

Ear : Dikkat. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Duyma yeteneği. Başaklanmak. Kulp. Çıkıntı. Kulak. İşitme duyusu. Kulak verme.

To : Kadar. Göre. İla. Karşı. E. -mek -mak (mastar). -e göre. -e kadar. Kala. Arasında.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Fall to the ground : Düşmek. Yıkılmak. Çökmek. Parçalanmak. Yere yığılmak.

Falling to the ground : Parçalanmak. Çökmek. Yıkılmak. Düşmek.

Close to the ground : Yer hizasında.

Level to the ground : Yerle bir etmek.

Ground : Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. İyileşmek. (gemi) karaya oturmak. Kırsal toprak. Topraklamak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Uçurtmamak (uçağı). Yere indirmek. Yere sermek. Zemin.

 

İngilizce Keep an ear to the ground Türkçe anlamı, Keep an ear to the ground eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep an ear to the ground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be on the watch : Nöbette olmak. Tetikte olmak.

Poring : Dalmak. Düşünüp taşınmak. İyice düşünmek. Konsantre olmak. Gözünü dikmek. Bir şeye odaklanma.

Sit up and take notice : Şaşırmış olmak. Dikkatli olmak. Afallamış olmak. Kalkmak ve dikkat etmek. Şaşkınlıktan donakalmak. Uyanmak. Birdenbire kavramak. Ansızın ayrımına varmak.

Pored : Dalmak. İyice düşünmek. Düşünüp taşınmak. Konsantre olmak. Gözeneklenmiş. Gözünü dikmek.

Pore : Güneş yüzeyinde görülen küçük, yuvarlak, kara lekelerden her biri. bunlardan kimi söner, kimi de gelişerek güneş lekelerini doğurur. Düşünüp taşınmak. İncelemek. Dalmak. Biyoloji, gitar, uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katı yapılarda yüzeye açılan küçük boşluk. Gözünü dikmek. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler. Por. Derin düşünmek.

All ears : Can kulağı ile dinlemek.

Listen for : Dikkat etmek. Dinlemek. Kulak vermek.

Prick up its ears : Kulaklarını dikmek.

Cock an ears : Kulak kabartmak.

Keep an ear to the ground synonyms : be on the qui vive, be all ears.