Bear a torch türkçesi Bear a torch nedir

  • Işık tutmak.

Bear a torch ingilizcede ne demek, Bear a torch nerede nasıl kullanılır?

Bear : Dayanmak. Çekmek. Yakışık almak. Uygun olmak. Dişini sıkmak. Ayı. Değmek. Getirmek. Gütmek (kin). Spekülasyon yapmak.

A : Bir. Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Herhangi bir. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Torch : Cep feneri. El feneri. İnce kılların ortadan kaldırılması amacıyla karkasın alevle ütülenmesi işlemi. Alev makinesi. Üfleç. Şalome. Fener. Flambaj. Şalümo.

Bear a grudge : Kin beslemek. Kan gütmek. Düşmanlık beslemek. Kin gütmek.

Bear a grudge against : -e karşı kin beslemek. Kuyruk acısı olmak. -e karşı kan gütmek. Kin beslemek. -e karşı düşmanlık beslemek. Kin duymak. İle düşmanlığı olmak.

Bear a load : Ağır yükü olmak. Yük taşımak. Ağır bir yük taşımak.

Bear a loss : Zarara tahammül etmek. Zarara katlanmak.

Bear a part in : Rol almak.

Carry a torch for : Karşılıksız sevmek. Karşılık görmeksizin sevmek. Karşı konulmaz bir ihtiras duymak.

Bear arms : Silah altında olmak. Silahlanmak. Silah taşımak. Askerlik yapmak. Asker olmak.

İngilizce Bear a torch Türkçe anlamı, Bear a torch eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bear a torch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast light : Aydınlığa kavuşturmak. Işıklandırmak. Aydınlatma. Işık yaymak. Aydınlatmak.

Clear : İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Duru. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bütünüyle. Silmek. Defolmak. Uzağa. Açık.

Flash : Aydınlatmak. Parlama. Çakar (ışıtaç). Parlamak. Çarpıcı çekim. Işıltı. Çakmak. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi. Flaş.

Elucidates : Açıklığa kavuşturmak. Açığa kavuşturmak. Anlatmak. Aydınlatmak. Aydınlığa kavuşturmak. İzah etmek. İzahat vermek. Açıklamak. Açıklamada bulunmak.

Crystallises : Kristal hale getirmek. Aydınlığa kavuşturmak. Aydınlatmak. Şekil almak veya biçimlenmek. Şekil alma veya biçimlendirilmesine neden olmak. Billurlaştırmak. Kristal hale gelmesine neden olmak. Kristalleştirmek. Açıklığa kavuşturmak.

Crystallize : Belirginleşmek. Billurlaşmak. Tebellür etmek. Kristalleşmek. Belirginleştirmek. Billurlaştırmak. Açıklığa kavuşturmak. Aydınlatmak. Kristalize etmek. Aydınlığa kavuşturmak.

Flash on : Aydınlatmak.

Cast light upon : Aydınlatmak.

Elucidate : Aydınlatmak. Açıklamada bulunmak. Açığa kavuşturmak. İzahat vermek. Anlatmak. Aydınlığa kavuşturmak. İzah etmek. Açıklığa kavuşturmak. Açıklamak.

Enlighten : Bilgilendirmek. Tenvir etmek. Bilgi vermek. Öğretmek. Açıklığa kavuşturmak. Açıklamak. Aydınlatmak. Aydınlığa kavuşturmak.

Bear a torch synonyms : crystallise, crystallizes, crystalize, enlightens, flashed.