Beauties türkçesi Beauties nedir

  • Güzel kızlar.
  • Güzellik.
  • Güzeller güzeli.
  • Güzel yan.
  • Güzellikler.
  • Nadide parça.
  • Güzel kız.
  • Güzel.

Beauties ile ilgili cümleler

English: She bears a striking resemblance to Ingrid Bergman, one of the great cinema beauties.
Turkish: O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,

Beauties ingilizcede ne demek, Beauties nerede nasıl kullanılır?

Beautician : Kadın berberi. Güzellik uzmanı. Kuaför.

Beauticians : Kadın berberi. Kuaför. Güzellik uzmanı.

Beautification : Sevimli hale getirme. Dekore etme. Güzel hale getirme. Güzelleşme. Süsleme. Güzelleştirme. Arttırma işi.

Beautification program : İyileştirme programı. Güzelleştirme programı. Şehrin bir bölümünü geliştirmeyi amaçlayan proje.

Beautified : Güzelleştirilmiş. Güzelleştirmek. Süslemek. Süslenmiş. Dekore edilmiş. Güzel hale getirilmiş. Güzelleşmek. Süslenmek.

Beautifiers : Güzelleştirici. Güzelleştiren kimse. Güzelleştiren şey. Güzel hale getiren şey.

Beautiful : Nefis. Çok iyi. Gül gibi. Ahım şahım. Biçimli. Harika. Gökçe. Tatlı. Zarif. Hoş.

Beautiful sight : Güzel manzara. Çekici manzara. Güzel görünüm.

Beautifier : Güzelleştirici. Güzelleştiren şey. Güzelleştiren kimse. Güzel hale getiren şey.

 

Beautiful thing : Nefis şey.

İngilizce Beauties Türkçe anlamı, Beauties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beauties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beauteousness : Yakışıklılık. Güzel olma. Çekicilik.

Elegances : Zarafet. Şıklık. İncelik. Zariflik.

Titivate : Çeki düzen vermek. Süslenmek. İçini gıcıklamak. Toparlamak. Süslemek. Çekidüzen vermek. Süsleyip püslemek.

Beautifully : Güzel bir şekilde. Güzel güzel. Güzelce. Hoşça.

Groom : At bakıcısı. Çeki düzen vermek. Seyis. Giyinmek. Hazırlamak. Yetiştirmek. Eğilmek. Bir işe hazırlamak. Taramak. Kaşağılamak.

Elegance : Şıklık. Zarafet. İncelik. Zariflik. Zerafet.

Beautiful : Biçimli. Hoş. Dilber. Harika. Ahım şahım. Gökçe. Nefis. Tatlı. Çok iyi.

Neaten : Düzeltmek. Derli toplu yapmak. Ayarlamak. Düzene koymak. Düzenlemek. Toplamak.

Beauteous : Dilber.

Beauties synonyms : george harrison, paul mccartney, fancify, starkey, slick up, ringo starr, spiff up, richard starkey, starr, lennon, sir james paul mccartney, a smasher of a girl, dish, window dress, chick, rose, smarten up, amend, dolling, attractive, appealing, bonnier, meliorate, bon, nymphs, doll, suit, charms, beautifulness, improve, eyefuls, become, smoothen.

Beauties zıt anlamlı kelimeler, Beauties kelime anlamı

Worsen : Gerilemek. Daha kötü olmak. Beter etmek. Kötüleşmek. Daha da kötüleştirmek. Kötüye gitmek. Kötüleştirmek. Kötüleşmek (hasta). Fenalaşmak. Daha da kötü olmak.

Uglify : Güzelliğini bozmak. Çirkinleştirmek.