Being swept türkçesi Being swept nedir

Being swept ile ilgili cümleler

English: Ali could do nothing but watch Mary being swept down the river.
Turkish: Ali Mary'nin nehrin aşağısına doğru sürüklenişini izlemekten başka bir şey yapamadı.

Being swept ingilizcede ne demek, Being swept nerede nasıl kullanılır?

Being : Yaratık. Yaşam. Olma. Yaradılış. İnsan. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Oluş. Mevcudiyet. Vücut.

Swept : Temizlemek. Azametle yürümek. Sürüklemek. Uzamak (sokak). Süpürülmüş. Süprülmüş. Önüne katmak. Kıvrılmak (sokak). Salınarak geçmek. Ortadan kaldırmak.

Being a native born israeli : İsrail'de doğmuş ve büyümüş olma. İsrail yerlisi olma. Anayurdu israil olma.

Being a shareholder : Hissedarlık.

Being abandoned : Terk edilmiş olma. Bırakılmış olma. Ortada bırakılmış olma. Reddedilmiş olma.

Being absorbed : İçine çekilmiş olma. Emilmiş olma. Soğurulmuş olma. Absorbe edilmiş olma. Asimile dilmiş olma.

İngilizce Being swept Türkçe anlamı, Being swept eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Being swept ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Zealousness : Heveslilik. Gayretlilik. Gayretli olma durumu. Arzulu olma durumu. İsteklilik.

Being lit : Ateşlenmiş olma. Işıklandırılmış olma. Yakılmış olma. Yanıyor olma. Yakılma.

Ambitiousness : Heves. İhtiraslılık. Tutkulu olma. İhtiras. Hırslılık.