Beleaguered türkçesi Beleaguered nedir

  • Askerler tarafından kuşatılmış.
  • Yıldırılmış.
  • Sorunlu.
  • Kuşatılmış.
  • Ordu tarafından kuşatılmış.
  • Bezdirilmiş.
  • Ordu tarafından etrafı kuşatılmış.
  • Eleştirilerin hedefinde.
  • Etrafı çevrilmiş.

Beleaguered ingilizcede ne demek, Beleaguered nerede nasıl kullanılır?

Beleaguerer : Etrafını çeviren. Kuşatan. Çembere alan kimse.

Beleaguer : Muhasara etmek. Etrafını sarmak. Taciz etmek. Etrafını çevirmek. Rahat vermemek. Kuşatmak. Üstüne gelmek. Kuşatma altına almak.

Beleaguering : Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Üstüne gelmek. Askeri abluka. Kuşatmak. Muhasara etme.

Beleaguers : Rahat vermemek. Üstüne gelmek. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Taciz etmek. Etrafını sarmak. Muhasara etmek.

İngilizce Beleaguered Türkçe anlamı, Beleaguered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beleaguered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encompassed : Kuşatmak. Etrafı sarılmış. Sarmak. Kapsamak. Etrafını çevirmek. Kumpas kurmak. Neden olmak. İçine alınmış. Çevrilmiş.

Environed : Etrafını sarmak. Çevrelemek. İhata edilmiş. Kuşatmak. İçine alınmış.

Circumvent : Önlemek. Yan çizmek. Savmak. Açığını yakalamak. Yenmek. Atlatmak. Engellemek. Üstün gelmek. -den kaçmak. Çevresini sarmak.

 

Surround : Çepeçevre sarmak. Kuşatmak. Kaplamak. Etrafını sarmak. Çevrelemek. Sarmak. Etrafını kuşatmak. Kenar. Etrafını çevirmek. Çevirmek.

Impounded : El konulmuş. Tutulmuş. Kapatılmış. Hapsedilmiş. Haczedilmiş.

Browbeaten : Ters bakışla korkutmak. Korkutulmuş. Gözünü korkutmak. Sindirilmiş. Gözü korkutulmuş. Yıldırmak.

Dun : Dun. Sıkıştıran alacaklı. Borçluyu sıkıştırmak. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Boz. Kuru tuzlanmış balıklarda küflerin özellikle sporendonema spp.’nin oluşturduğu kahverengileşmeyle görülen bozulma. Boz renk. Ödenmesini istemek. Sıkıştırmak. Alacağını istemek.

Seal off : Girişi çıkışı engellemek. Kapamak. Yalıtmak. Tecrit etmek. Kapatmak. Mühürlemek. Yol kesmek. Soyutlamak. Tıkamak.

Besiege : Sıkmak. Başına üşüşmek. Çevresini sarmak. Rahatsız etmek. Kuşatma altında tutmak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Rahat vermemek. Yağmuruna tutmak. Yağmuruna tutmak (argo terim).

Attack : Hamle yapmak. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Çatmak. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Atak. Girişmek. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Vurmak. Taarruz etmek. Tecavüz etmek.

Beleaguered synonyms : enclosed, badgered, troubled, assail, hem in, torment, problem, tease, encircled, rag, engirt, daunted, bug, crucify, ebb, problematical, girded, circled, besieged, enc, bedevil, engirded, engirdled, in a flat spin, in a hole, confined, on all sides, frustrate, inclosed, in queer street, pester, cowed, blockade.

Beleaguered zıt anlamlı kelimeler, Beleaguered kelime anlamı

Defend : Müdafaa etmek. Reddetmek. Savunmak. Saklamak. Korumak. Himaye etmek. Kanat açmak. Arkasında olmak.