Encompassed türkçesi Encompassed nedir

  • Neden olmak.
  • Etrafı sarılmış.
  • Sarmak.
  • Çevrilmiş.
  • İçine alınmış.
  • Kuşatmak.
  • Kuşatılmış.
  • Kapsamak.
  • Etrafını çevirmek.
  • Kumpas kurmak.

Encompassed ingilizcede ne demek, Encompassed nerede nasıl kullanılır?

Encompasses : Kapsamak. Kumpas kurmak. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Neden olmak. Sarmak.

Encompass : Etrafını çevirmek. Kumpas kurmak. Örtmek. Çevresini sarmak. Kuşatmak. Çevrelemek. Kapsamak. Neden olmak. Sarmak. Kaplamak.

Encompassing : Kumpas kurmak. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Sarmak. Kapsamak. Neden olmak. Muhasır. Kuşatıcı. Kuşatma. Tüm toplumu kapsayan.

Encompassing principle : Kapsama ilkesi.

İngilizce Encompassed Türkçe anlamı, Encompassed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encompassed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brood : Kuluçkaya yatmak. Kötü düşünmek. Kuluçka. Arpacı kumrusu gibi düşünmek. Düşünceye dalmak. İki eli şakaklarında düşünmek. Üzerinde dolaşmak (bela vb). Damızlık. Civcivler.

Besieging : Kuşatma. Sıkıştırmak. Yağmuruna tutmak (argo terim).

Beleaguer : Muhasara etmek. Etrafını sarmak. Rahat vermemek. Taciz etmek. Kuşatma altına almak. Üstüne gelmek.

Enclave : Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Anklav. Kapanım. Enklav. Bütünüyle ya da büyük bölümüyle komşu devletin topraklarıyla çevrilmiş ülke. Yerleşim bölgesi. Yerleşme bölgesi. Kuşatılmış toprak. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge.

 

Bandages : Bağlamak. Bandajlamak.

Blanket : Bütün olasılıkları içeren. Battaniyeye sarmak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Susturmak. Engel olmak. Sarıp sarmalamak. Örtmek. Battaniye. Battaniye ile örtmek. Battaniye ile zıplatmak.

Begets : Yol açmak. Babası olmak. Yaratmak.

Binds : Tutmak. Tutturmak. Bağlamak. Ciltlemek. Sargılamak. Donmak (beton). Usandırmak. Engel olmak.

Blockades : Abluka altında tutmak. Kuşatma. Abluka. Kuşatma altına almak. Abluka altına almak. Abluka etmek. Blokaj. Ablukaya almak.

Impounded : El konulmuş. Tutulmuş. Haczedilmiş. Hapsedilmiş. Kapatılmış.

Encompassed synonyms : comprehends, blockade, environed, translated, address, encircle, plotting, machinate, surrounded, begirt, brought, begird, confined, intrigue, bring on, blockading, comprised, plow, encompasses, cause, with translation, comprehending, blanketed, begotten, enclose, girded, compassing, begetting, besieges, add to, cover, comprising, close in on.

Encompassed zıt anlamlı kelimeler, Encompassed kelime anlamı

Exclude : Kapsamdan çıkarmak. İçeri almamak. Kovmak. Önlemek. Hariç tutmak. Hesaba katmamak. Dışarıda bırakmak. Saymamak. Dahil etmemek. Dışlamak.