Bequeathed türkçesi Bequeathed nedir

  • Vasiyet olunan.
  • Miras bırakmak.
  • Vasiyetle bırakmak.

Bequeathed ile ilgili cümleler

English: He bequeathed a considerable fortune to his son.
Turkish: Oğluna hatırı sayılır bir servet bıraktı.

English: An anonymous benefactor bequeathed several hundred thousand dollars to an animal shelter.
Turkish: İsimsiz bir hayırsever bir hayvan barınağı için birkaç yüz bin dolar bağışladı.

Bequeathed ingilizcede ne demek, Bequeathed nerede nasıl kullanılır?

Bequeathed to : -e bağışlama. -e bırakma. -e bedelsiz verme. -e miras bırakma. -e vasiyet yoluyla verme. -e bahşetme.

Unbequeathed : Müras olarak bırakılamaz. Veraset yoluyla aktarılamaz.

Bequeather : Bedelsiz veren. Vasiyetname bırakan. Miras bırakan (hukuk terimi). Vasiyet yoluyla veren kimse. Vasiyetle bırakan. Bahşeden. Bağışlayan. Bırakan kimse. Vasiyet eden.

Bequeath : Vasiyet etmek. Miras olarak bırakmak. Miras bırakmak. Bırakmak. Vasiyetle bırakmak. Vasiyet.

Bequeathal : Bağışlama. Bedelsiz verme. Vasiyet yoluyla verme. Miras bırakma (mülk vs). Bırakma. Bahşetme.

Bequeaths : Vasiyet. Bırakmak. Vasiyetle bırakmak. Miras olarak bırakmak. Miras bırakmak. Vasiyet etmek.

Bequeathment : Vasiyet yoluyla verme. Miras bırakma. Bırakma. Bedelsiz verme. Bahşetme. Bağışlama.

Bequeathing : Miras bırakma.

 

İngilizce Bequeathed Türkçe anlamı, Bequeathed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bequeathed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Present : Şimdiki. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Armağan. Adamla getirtme. Mevcut. Sunmak. Tanıştırmak. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman. Bugünkü.

Remember : Düşünmek. Hatırda tutmak. Aklında tutmak. Yadetmek. Hatırlamak. Anmak. Anımsamak. İhmal etmemek. Görmek. Aklına gelmek.

Handed down : Devretmek. Eskiden kalma. Aşağıya kadar uğurlamak. Kararı bildirmek. Bırakmak. Karar vermek.

Will : İrade. Emretmek. -er. İnsanın herhangi bir eylemi gerçekleştirme yolunda, iç ve dış koşullarıyla belirlenen bilinçli kararlılığı. Azmetmek. Dilemek. Arzulamak. -acak.

Bequeaths : Vasiyet. Vasiyet etmek. Bırakmak. Miras olarak bırakmak.

Devises : Akıl etmek. Planlamak. Kurmak. Düzenlemek. Tasarlamak. Uydurmak. Tertiplemek. Düşünmek. İcat etmek.

Legate : Sefir. Papa elçisi. Elçi sefir. Vasiyetle tahsis etmek. Elçi. Sefirlik. Vasiyet etmek.

Legated : Miras bırakılmış. Vasiyetle bırakılmış.

Give : Koparmak. Doğruluğunu kabullenmek. Yapıvermek. Uçlanmak. İtiraf etmek. Bulaştırmak. Dogruluğunu kabullenmek. Bel vermek. Armağan etmek. Esneklik.

Hand down : Kararı bildirmek. Miras kalan. Kuşaktan kuşağa geçmek. Devretmek. Karar vermek. Aşağıya kadar uğurlamak. Bırakmak. Kuşaktan kuşağa devretmek.

Bequeathed synonyms : fee tail, gift, pass on, bequeath, leave, testamentary, devise, impart, devised, entail, leave behind, legates, portioned, portioning.

Bequeathed zıt anlamlı kelimeler, Bequeathed kelime anlamı

Disinherit : Mirasından mahrum bırakmak. Mirastan mahrum etmek. Mirastan yoksun bırakmak. Mirastan mahrum bırakmak. Mirasından mahrum etmek. Mirastan yoksun kılmak. Evlatlıktan reddetmek. Reddetmek.